Balkanskidom - Göç edemeyeceğiniz tek adres...  

Geri git   Balkanskidom - Göç edemeyeceğiniz tek adres... > Dom altında her şey yerli yerinde > Seljak muhabbeti > Münazara, Münakaşa, Felsefe ve Edebiyat
Yardım Seljak Listesi Radio and TV Forumları Okundu Kabul Et

Münazara, Münakaşa, Felsefe ve Edebiyat Balkanlarda felsefe ve edebiyat...Münazara da mümkün tabi...

   

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 16. May 2007, 01:32   #1
šarenalaža
Seljak Sa Macugom
 
šarenalaža - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 2.721
Seljak 727 Mesaj için 1.877 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 15 times
Seljak 22 Mesajda 36 Defa Eksilendi!
šarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutaršarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutaršarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutaršarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutaršarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutaršarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutaršarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutaršarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutar
Thumbs up saraybosna sevgilim....

Bu yazının yazarı olan aslen Rizeli arkadaşım Saraybosnaya gider. Balkanlarla alakası yoktur ama orada kaldığı süre içerisinde o kadar benimser ki oraları...bütünleşir. Yazıları dökülür kaleminden...Ekşi sözlükte Wenge adı ile bilinen yazarın. Çok kişiyi ağlattı bu yazı eminim...çok uzun zamandır böyle içten yazı okumadığımı düşünüyorum. Teşekkürler wenge..


saraybosna sevgilim....ne hasretmişim meğer sana...ne hasretmişim esen rüzgarına miljackanda akan suyuna...başçarşındaki kuşlarına, ferhadijadaki koşuşturmalara, sanki sende benden birşeyler olan sokaklarına....
ilerliyorum sokaklarında...başçarşıdayım kuşlarla, onlar için yem satan yüzlerinde yılların izi olan insanlarınla...kah yaşlı teyzeyim kuşlara yem veren...kah kuşların hareketlerini izleyen dünyayı yeni keşfeden bir çocuğum...biliyorum yaşanılan acıları, çektiğin sancıları ya da bilmiyorum tüm bunları... ya babam ya annem yitti gitti o acılarda...
uçuyorum bir kuşum şimdi...rahat uçuyorum bir süredir...kuştum ama özgür değildim bir zamanlar...çok arkadaşlar yitirdim insanları hedef alan sniperların atışlarında..solumda gazi hüsrev bey camii, o kudretli yapı ...bahçesinde su içiyorum kana kana...
genç bir delikanlıyım ferhadijada.sevgilimle buluşacağım kilisenin önüne gidiyorum bir çiçek alarak....orada...yüreğim pır pır ediyor bir serçe gibi...konuyorum parkta satranç oynayan yaşlı adamın başına...usulca alıyor beni ellerinin arasına hoş bir buse kondurarak...
şah mat demeye az kaldı sevinçle hamlemi yapıyorum, biraz da alaylı bakışlarımla 60 yıllık dostuma...az şeyler geçirmedi bu dostlar beraber... acılar sevinçler..
tramvaya biniyorum yorgun bir gezgin olarak...etrafımda bana sımsıcak gülümsemelerini dağıtan insanlar...kadın erkek çoluk çocuk ...sımsıcacık... kalpten ...içim ısınıyor...biraz yaşlılarda bu gülüşün altında bir şey var bir sızı sanki...çözemiyorum...tebessümlerin sıcaklığıyla penceremden yola dalıp gidiyorum... kulağımda bir müzik çoook derinden...mis gibi havası çarpıyor saraybosna dağlarının yüzüme pencereden... dağlara bakıyorum...8 yaşında bir kız çoçuğuyum...el sallıyorum dağlarda mevziilenmiş askerlere...sonra neden ateş açılıyor o dağlardan bana...oysa ben el sallıyordum askerlerimize.. dedemin bir hamlesiyle kurtuluyorum sniperatışından...oysa ki asker sanmıştım onları ben...anlamıyorum...
sesler geliyor pencereden koşuşturmalar...bir telaş..bir kadın oluyorum pazarda...yemeklik üç beş sebze arayan...zor bulmak ama almalı üç beş sebze..çocuklar aç diyorum...sonra birden ortalık sessizleşiyor bir sızı var bacağımda ama etrafta hiç ses yok...gözlerimi açıyorum her yer kan gölü insanlar telaşlı ama tek ses yok...evde çocuklar aç...
belki birşeyler bulurum umuduyla yol aldığım pazara giremeden insanların feryatlarını duyuyorum...ama nafile...herşey yerle bir...eskiden hiç olmazsa çocuklar ilgilenirdi bizle..artık onlar da unuttu bizi...ne oluyor bu insanlara ne yapıyorlar diyorum korkudan miyavlayarak...anlamıyorum...
derken küçük bir kız çoçuğu kucaklıyor beni kaçıyor korkuyla...anlıyorum...
annem burdaydı nerede annem hıçkırıklarımı duymuyor mu kimse, bu kedicik de nerden çıktı o da benim ki korkmuş...alıyorum kediciği kollarıma sımsıkı sıkıyorum...koşuyorum koşuyorum...koşuyorum...
rüzgarında savrulup konuyorum yaşlı bir kadının kollarına...ağlıyor...hastaymış kocası ama yokmuş ilaç...neden yok anlamıyorum...içini döküyor bana...gözyaşı düşüyor kanadıma anlıyorum...
islanıyorum...rüzgarla savrulup düşüyorum miljackanın sularına...dün gece yanmıştı diğer yapraklarım oysa...yıllarca durduğum o muhteşem binadan niye çıktığımı anlayamıyorum...neden ateşler içinde kaldığımı...iyice içime işliyor su..bakıyorum bir parçam simsiyah eriyip bitiyor suda...başımı kaldırıyorum...bana yıllardır ev olan yer alevler içinde...su buz gibi...ama alevler içinde yitip giden geçmişim beni eritiyor...anlıyorum...

suyun aksinde kendini gören bir askerim...buz gibiyim ama ateş gibi kor...az önce vuruldu çocukluk arkadaşım...

tramway penceresinden bakıyorum...bir yanımda miljacka...bir yanımda...kurşun giriyor yüreğime...ince bir sızı hiç acı yok..bir sıcaklık...uykuya dalıyorum...derin bir uyku...sonra neden uyanıyorum... her zaman çocukluk arkadaşımla oynadığımız parktayım...kimi tahta kimi mermer bir sürü işaret var...anlamıyorum...mis kokulu yarim geliyor...elleri yumuşacık...karanfil bırakıyor yüreğime bir de iki damla gözyaşı...anlıyorum...
yarine ağlayan sevgili oluyorum mezarı başında...içimde birşeyler kopuyor...karanfilleri bırakırken yüreğine...ellerime bir kelebek konuyor...
pencereden bakıyorum miljacka birşeyler söylüyor...çook derinden bir ezgi geliyor kulağıma... iniyorum tramwaydan yürüyorum sokaklarında saraybosna sevgilim...kokusu vuruyor burnuma...bir kelebek uçuyor derken... ferhadija da iki sevgilinin çiçeklerine konuyor...
çook derinlerden bir ezgi duyuyorum...saraybosna sevgilim...ne olur bir daha ağlama.....

not: yıllardır sorulan sorular neticesinde bu açıklama eklenme gereği duyulmuştur. yukarıdaki satırlar, o topraklarla hiçbir kan bağı olmadığı halde gençlik yıllarında oralarda yaşanan katliamdan etkilenen genç bir yüreğin o topraklara gitmeye and içmesi ve savaştan yıllar sonra ayak bastığı topraklarda gördükleriyle yüreğinden süzülen cümlelerdir. kesinlikle tamamen bu yürekle yazılmıştır. giden gören zaten anlar, kelimelere gerek yok.

http://www.eksisozluk.com/Default.asp?
#6353826 numaralı giri..
__________________
Kimden kaçıyoruz kendimizden mi? Ne olmayacak şey! Kimden kapıp kurtarıyoruz. Haktan mı? Ne boş zahmet!


Rengarenk dünyada bir adam gezer,
ne zengin, ne fakir, ne mümin, ne zındık,
hiçbir gerçeğe dalkavukluk etmez,
hiçbir yasağı tanımaz...
Bu alacalı dünyada kimdir bu adam, cesur ve üzgün?
šarenalaža isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20. April 2008, 16:33   #2
enigma
Prvi seljak
 
enigma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 4
Seljak 1 Mesaj için 1 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 1 times
Seljak 0 Mesajda 0 Defa Eksilendi!
enigma is on a distinguished road
Cevap: saraybosna sevgilim....

ağlıyorum...yüreğine sağlık...
enigma isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29. July 2008, 14:00   #3
šarenalaža
Seljak Sa Macugom
 
šarenalaža - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 2.721
Seljak 727 Mesaj için 1.877 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 2 times
Seljak 22 Mesajda 36 Defa Eksilendi!
šarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutaršarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutaršarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutaršarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutaršarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutaršarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutaršarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutaršarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutar
Cevap: saraybosna sevgilim....

Alıntı:
enigma´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ağlıyorum...yüreğine sağlık...
yazı benim değil equinox undur.
__________________
Kimden kaçıyoruz kendimizden mi? Ne olmayacak şey! Kimden kapıp kurtarıyoruz. Haktan mı? Ne boş zahmet!


Rengarenk dünyada bir adam gezer,
ne zengin, ne fakir, ne mümin, ne zındık,
hiçbir gerçeğe dalkavukluk etmez,
hiçbir yasağı tanımaz...
Bu alacalı dünyada kimdir bu adam, cesur ve üzgün?
šarenalaža isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Eğer var ise yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:39 .


Powered by V Bulletin Version 3.6.8
Designed By balkanskidom
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.