Balkanskidom - Göç edemeyeceğiniz tek adres...  

Geri git   Balkanskidom - Göç edemeyeceğiniz tek adres... > Dom altında her şey yerli yerinde > Seljak muhabbeti > Münazara ve Münakaşa
Yardım Seljak Listesi Radio and TV Forumları Okundu Kabul Et

Münazara ve Münakaşa Eh bununda kulübü oldu ya neler göreceğiz daha kimbilir...Saygı içinde sevgi pıtırcığı ile ...Kimseyi kırmadan balkanlar hakkında ne tartışmak isterseniz...

   

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 6. May 2013, 11:48   #1
edito
selvi boylum al yazmalım
 
edito - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 347
Seljak 45 Mesaj için 122 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 5 times
Seljak 3 Mesajda 3 Defa Eksilendi!
This message has been groaned: 1 times
edito is on a distinguished road
Boşnaklar Ve Köylülük

Ailem orta Avrupa’nın bir köyünden gelmekte bu durumda ben de köylü sayılırım. Pek çok Balkan kökenli yazar tanıyoruz sorsak hepsi bir burjuva, hepsi bir önemli aileye mensup. Açıkçası yalan. Zira 1400 lü yılların sonundan itibaren Osmanlı balkan topraklarında hüküm sürdü ve Osmanlıya tabi olan hiçbir toplumda kişisel yükselmelere müsaade edilmedi. Ama konumuz bu değil. Konumuz benim köylülüğüm.

Eskiden varoş kavramı yerine rüküş ya da çingene yahut kötü insan kullanılırdı. Günümüzde yerine yakışmayana varoş deniyor. Ve bu kavramların köylü olmakla alakası bulunmuyor. Türk köylüsünü diğer dünya köylüsünden ayıran tek özellik konuştuğu dildir. Yani köylü her yerde köylüdür. Köylü insanların dünyayı fethetmek gibi büyük hayalleri olmaz. Çok zengin olmayı da hayalleri arasında görmeyiz. Elbette günümüzde para çok mühim bir edebiyata ev sahipliği yapar ama yine de birinci sırada yer almayı başaramaz. Manevi değerleri hakkında alay ettiğiniz kimselerin mutlaka maddi güçlerinin olması tesadüf değil. Ruh bedenlenmek üzere dünyaya gelirken iki ana başlıktan geçer. Maneviyat ya da maddiyat.

Maddiyatın içinde maneviyat aramayız. Daha doğrusu aramamalıyız. Onların tekamülü maneviyatla değil maddiyatladır. Maneviyatını geliştirmek üzere yola çıkmış bir ruhun mutlaka yoksulluk yemini verdiğini duymuşsunuzdur. İşin özü maneviyat aleminde maddiyattan söz etmek yersizdir. Ama konumuz köylülük ve köylü milletin efendisidir.

Yerel seçimlerin olduğu hafta Ege’nin bir köyündeydik. Lüks teknemizle (arkadaşımızın tabiî ki) gezindiğimiz tatilde bu koyda ne var diyerek geldiğimiz başıboş bir bölge. Köylünün biri karşıladı bizi, etrafta in cin top oynuyor. Hemen arkadaş olduk zira herkes orijinallik sever. Ekibi bozan yavşak bir arkadaşımız da yanımızdaydı. Köylü amca Ege lehçesiyle konuşuyor, bildiğin kara cahil. Okuma yazma yok, barakada yaşıyor. Laf oldu oyunu kime vereceksin dedik hemen ciddileşti ve “tabiî ki CHP” dedi. “biz Atatürk'ün çocuklarıyız Hanım!” diye devam etti. “benim dedem kurtuluş muharebesinde er’di. Gazi olarak döndü. Bütün ailemiz bu topraklara kan verdi. Elbette CHP’liyiz”

Gözlerim doldu. Kara cahil diyoruz, dağda yaşıyor, ağzında dişleri yok ama CHP’ye oy vermenin önemini anlatabiliyor. Yanımızdaki yavşak arkadaşımız köylü amcanın üzerine yürüdü. “ne yapıcaksın dayı CHP’ye oy verip, baksana AKP’ye oy versen buralarda sürünmezdin.” Köylü amca önce iskemlesini düzeltti sonra bir defaya mahsus yavşak herifin yüzüne baktı. Tükürecek sandım tükürmedi. İskemlesini bize çevirdi ve sırtı adama dönük kaldı. O dakikadan itibaren de herifle asla muhatap olmadı. Bize kendi yaptığı şaraptan ikram etti. Soğuk su koydu ve akşama kalırsak denizden elleriyle yakaladığı balıktan pişireceğini söyledi. Yemeğe kalmadık ama şarabından içtik. Bütün gün muhabbet ettik. O kara cahil köylüden hayata dair bir sürü ders aldık. Anladım ki böyle insanlar şehirdekinden daha dürüst ve onların oyunu kimse satın alamaz. Dünyayı sersen önüne zırnık değişmez ilkelerini. Bu Türk köylüsü.

Almanya’nın bir ucunda başka bir köylünün evine gitme şansı yakaladık. Adam mucit. Topraktaki ametalleri ayıran bir makine icat etmiş. Buna da 20 yılını vermiş. En sonunda büyük bir fabrika adamın icat ettiği makinenin patentini satın almış. Yüklü bir çek kazanınca gitmiş kirada oturduğu eve ve bahçeye yatırmış. Yahu koskoca bir devrim yaratmışsın gitsene büyük şehre, katılsana dünyaya. Yok! Onun tek istediği huzurunun yerinde olduğu bu uzak köyde icatlarını gerçekleştirebileceği bir hayat. Bu Alman köylüsü.

Anadolu’ya trenle gidecek olursanız tren istasyonlarında köylüler size tanrı misafiri muamelesi yapacaktır. Bir kuruş para ödemeden Allah ne verdiyse sizinle paylaşacaklardır. Sorsan bilmem kaç kuşaktır aynı yerde yaşarlar. Çocuklarını büyük şehre okumaya yollayan aileler de var çocuk asimile olur ama aile aynı seviyede kalır. Çocuklar ağacın dibine düşene kadar dallarda gezinip uçacaklar ama en sonunda özleri gibi olmayı başaracaklardır. Bu hep böyle olmuştur.

Kabuğunu değiştirmek özünü değiştirmekle aynı şey değil. Neticede kimse doğduğu şekliyle ölmez. Zaten hayat denilen oyun alanının da bizden sabit durmamızı istediğini sanmıyorum. Ama bugün doğduğum mahalleye baktım ve midem bulandı. Kimse kusura bakmasın ama gerçek bu. Duygularımı saklayamam. Metroya kadar yürüdüm ve yol boyunca gördüğüm insanlar oraya ait değillerdi. Hemen üç kadından ikisi sıkma baş olmuş! Evvelden mutlu ve sosyal bir hayatları varken şimdi içe dönük ve zengin bir hayatları olmuş ama bedeli kapanmak.

İstanbul’da iki tane Boşnak Mahallesi vardır ve nüfusları 80 bin civarındadır. Ben Avrupa yakası olan Yıldırım Mahallesinde doğdum. Ailem 67 senesinde Balkanlardan buraya göç etmiş. 17 yaşına kadar burada büyüdüm. Biz çocukken bize hep bu mahallenin etraftakilerden çok daha güvenli olduğu söylenirdi. Gerçektende ana haberlerde civar mahallerde işlenen cinayetleri görürdük. Bizde herkes istediği gibi konuşmakta özgürdür. Giyim kuşam kimsenin gözüne batmaz. Herkes denize tatile gider, düğün dernek oldu mu gayet klas kostümler giyer. Göç çocukları olduğumuz için herkesin çok fazla çalışması gerekiyordu ve Boşnaklar bütün toplumlar tarafından “çalışkan ırk” olarak bilindi. Kızları güzel, oğlanları çok yakışıklıdır. Hatta bizde çirkin kavramı çok az yer bulur. Bir ailenin normal periyottan daha fazla parası olmuşsa diğerlerinden saklardı ki hava atıyor gibi olmasın. Geleneklerine bağlı olmaları bir yandan unutulmaz şeyler biriktirirken diğer yandan dış dünyaya kapanmalarına sebep oldu ama yinede affedilmez boyutlarda sayılmazdı.

Kitabım çıktığında ilk defa imza günü yapacaktık. İzmir’de Balkan ve Rumeli derneklerinin ortaklaşa düzenlediği bir gecede kitabımı anlatacağım küçük bir konuşma yapacak ve sonra imzalayacaktım. Çok naif bir gece oldu. İmzalama çok keyifliydi. Ne var ki gecenin sonuna doğru bir sürü kalın abi yanıma gelip kart vizit dağıttı. Onların “büyük” projelerinde bulunmamı ve toplumun aydın kesimi olarak davalarına destek olmamı istediler. Başta anlayamadım. Sonra utanmadan açıkladıklarında şahsım olarak ben utandım hatta magmaya indim. Efenim Balkanların da mecliste söz hakkı olmasını istiyorlarmış, nereden baksan 3,5 milyon Balkan kökenli göçmenin olduğu bu ülkede niçin bizim sesimiz de duyulmasınmış. Ve en bombası ilerleyeceğimiz yol AKP yoluymuş. Şok oldum. Hayır hayır sinirlendim. Bir süre dişlerimi sıkarak dinledikten sonra hem yazar olmanın hem deli olmanın hem de özgür bir zihinle yetiştirilmiş olmanın bana verdiği yetkiyle ağzıma geleni söyledim. Biz genç nesil olarak 8-9 senedir Balkan kültürünü bizden sonraki nesile aktarmaya çalışıyoruz. Altını çiziyorum kültürümüzü! Çünkü 1967’den beri bizler Türk olduk. Atatürk’ün Türkiye’sinde olduğumuzu ailelerimiz beynimize kazıdı ve herhangi bir uç milliyetçilikten kaçınmamızı öğretti. E büyüdük ve tabiî ki öğretilen gibi gençler olduk. Kültürümüzü seviyor ve öyle yaşıyoruz ama Türkiye’de olduğumuzu hiç unutmuyoruz. Bilakis zamanla Boşnak olduğumuzu bile hatırlamıyor olacağız. Buraya kadar gelmiş bir neslin aptalca bir ideal uğrunda yürüyeceğini bu insanlara düşündüren ne ki?

Şehirleşmek kaçınılmaz bir asimilasyon. Artık etrafta develer yok, cep telefonları var. Bunu reddetmiyoruz da kendi alt yapımızda olmayan bir din ve siyaset anlayışını sadece daha zengin olabilmek için feda edeceğimizi hiç sanmıyordum. Ta ki dün doğduğum mahallede metroya kadar yürüdüğümde gördüğüm sahneye kadar. Balkanların yazması olur sıkmabaşı olmaz. Yıldırım Mahallesi temizliğiyle meşhurdu ve civarda daha nezih yaşamak isteyenler buraya geldi. Ev satın aldılar. Kültürlerini de yanlarında getirdiler. Sanırım onlar da “güzel insan” görmek uğruna geliyorlardı ama çirkinliklerinden korkup kaçışan güzel insanlarla karşılaştıklarının farkında değiller. Pek çok işi gücü rayında olmayan tanıdığım son yıllarda acayip paralar kazanır oldu. Altına bir bakıyoruz adam kıblesini değiştirmiş, AKP’ye oy veriyor, karısını kızını kapatıyor. Düşünmedim değil. Tam olarak istediğim hayatı yaşıyorum ama açlıktan öleceğim. Acaba ben de ideallerimi mış gibi yapıp o tarafa kayamaz mıyım? Yarım saat sürdürebildiğim bu fikir silsilesi bir kadeh rakıyı koyduğumda normale dönüyor. Ben köylüyüm ve yerimi biliyorum. Boşnaklar “jebiga” der. Türkçesini yazmayacağım.
__________________
İlma haatsı ypmyın, ypanı uyraın, beni sinrlndirmyn!!
edito isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 6. May 2013, 11:49   #2
edito
selvi boylum al yazmalım
 
edito - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 347
Seljak 45 Mesaj için 122 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 1 times
Seljak 3 Mesajda 3 Defa Eksilendi!
edito is on a distinguished road
Cevap: Boşnaklar Ve Köylülük

Hadi kaledeyim kızın bana
__________________
İlma haatsı ypmyın, ypanı uyraın, beni sinrlndirmyn!!
edito isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 9. May 2013, 14:31   #3
lemonada
Prvi seljak
 
lemonada - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 109
Seljak 24 Mesaj için 34 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 1 times
Seljak 1 Mesajda 1 Defa Eksilendi!
lemonada is on a distinguished road
Cevap: Boşnaklar Ve Köylülük

Çok güzel bir yazı Edito
lemonada isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 9. May 2013, 15:25   #4
Bely Olovka
Cetvrti Seljak
 
Bely Olovka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2011
Mesajlar: 62
Seljak 25 Mesaj için 41 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 1 times
Seljak 0 Mesajda 0 Defa Eksilendi!
Bely Olovka is on a distinguished road
Cevap: Boşnaklar Ve Köylülük

Meseleye aklen, kalben ve vicdanen bakanların hislerine tercüman bir yazı.
Bely Olovka isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17. May 2013, 21:14   #5
dahilaga
Stražar Za Seljake
 
dahilaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 399
Seljak 134 Mesaj için 349 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 1 times
Seljak 11 Mesajda 13 Defa Eksilendi!
dahilaga is on a distinguished road
Cevap: Boşnaklar Ve Köylülük

Bu yaziya kac gundur elim gidip gidip geliyor ..Bir baslasam dort cilt yazacagim da bir turlu elim varmadi..

Ayilinca yazarim

What the "jebiga" !!!
dahilaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25. May 2013, 03:15   #6
edito
selvi boylum al yazmalım
 
edito - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 347
Seljak 45 Mesaj için 122 Teşekkür aldı.
Seljak 3 Mesajda 3 Defa Eksilendi!
edito is on a distinguished road
Cevap: Boşnaklar Ve Köylülük

Jebiga bir tür besmele
__________________
İlma haatsı ypmyın, ypanı uyraın, beni sinrlndirmyn!!
edito isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25. January 2014, 12:25   #7
Bely Olovka
Cetvrti Seljak
 
Bely Olovka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2011
Mesajlar: 62
Seljak 25 Mesaj için 41 Teşekkür aldı.
Seljak 0 Mesajda 0 Defa Eksilendi!
Bely Olovka is on a distinguished road
Cevap: Boşnaklar Ve Köylülük

"Derenin öte yanı" !
Bely Olovka isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15. September 2016, 19:37   #8
velebrdo
Prvi seljak
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 28
Seljak 2 Mesaj için 2 Teşekkür aldı.
Seljak 0 Mesajda 0 Defa Eksilendi!
velebrdo is on a distinguished road
Cevap: Boşnaklar Ve Köylülük

Yazınızdaki tespitlerin önemli kısmına katılıyorum. Parti isminin geçtiği yerler tartışılabilir yorumunuzu beğenmedim. İktidar partilerinin her zaman yancıları olmuştur. Ve ömürleri saman alevi gibidir. Alija İzzetbegoviç Konuşmalar ve Tarihe Tanıklığım kitaplarında bu duruma yer vermiştir.
__________________
"Ben bir Musluman’im ve oyle kalacagim. Kendimi dunyadaki Islam davasinin bir neferi olarak telakki ediyorum ve son gunume kadar da oyle hissedecegim. Cunku Islam benim icin guzel ve asil olan her seyin diger adi…" Rahmetlija Aliya Izzetbegovic
velebrdo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Eğer var ise yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Boşnaklar Sırplardan tazminat istiyor... ilker burak Haberler 0 4. January 2011 08:22
Feridun Andaç'ı Boşnaklar da okuyacak putnik Genel ve Güncel 0 1. September 2009 00:38


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:19 .


Powered by V Bulletin Version 3.6.8
Designed By balkanskidom
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.