Balkanskidom - Göç edemeyeceğiniz tek adres...  

Geri git   Balkanskidom - Göç edemeyeceğiniz tek adres... > Dom altında her şey yerli yerinde > Seljak muhabbeti > Münazara, Münakaşa, Felsefe ve Edebiyat
Yardım Seljak Listesi Radio and TV Forumları Okundu Kabul Et

Münazara, Münakaşa, Felsefe ve Edebiyat Balkanlarda felsefe ve edebiyat...Münazara da mümkün tabi...

   

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 30. September 2007, 00:08   #21
šarenalaža
Seljak Sa Macugom
 
šarenalaža - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 2.721
Seljak 727 Mesaj için 1.877 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 3 times
Seljak 22 Mesajda 36 Defa Eksilendi!
šarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutaršarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutaršarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutaršarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutaršarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutaršarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutaršarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutaršarenalaža de yetenek var...yürü be seni kim tutar
Cevap: konusu balkanlar olan kitaplardan örnekler

Nuro Sadıkoviç'in ve Harun Crnovsanin'in hazırladığı ilginç bir kitap.

Sandzak - porobljena zemlja

Publisher: Bosanska rijec--Bosnisches Wort (2001)

__________________
Kimden kaçıyoruz kendimizden mi? Ne olmayacak şey! Kimden kapıp kurtarıyoruz. Haktan mı? Ne boş zahmet!


Rengarenk dünyada bir adam gezer,
ne zengin, ne fakir, ne mümin, ne zındık,
hiçbir gerçeğe dalkavukluk etmez,
hiçbir yasağı tanımaz...
Bu alacalı dünyada kimdir bu adam, cesur ve üzgün?
šarenalaža isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12. October 2007, 14:13   #22
TaMnoPlaVa
 
Mesajlar: n/a
Cevap: konusu balkanlar olan kitaplardan örnekler



1989'dan 1999'a kadar geçen on yılda Balkanlar'da büyük çalkantılar yaşanırken, siyasi yönden istikrar gösterdikleri varsayılabilecek ülkeler de iktisadi alanda ciddi sorunlarla karşılaşmışlardır. Söz konusu 10 yıl içinde Balkan ülkelerinin tamamı, kimileri oldukça hızlı, kimileri sancılı, kimileri kanlı, kimileri genel eğilimi izleyerek, kimileri ise uzun süre direnerek bu değişim yoluna girmişlerdir.

Yazar :Birgül Demirtaş - Coşkun
Yayınevi : Asam Yayınları

ISBN : 975676916-5
Basım Tarihi : Ocak 2001
Sayfa Sayısı : 311

Daha fazla bilgi için
  Alıntı ile Cevapla
Alt 17. October 2007, 08:05   #23
vodolia
Seljak Sa Macugom
 
vodolia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 1.870
Seljak 438 Mesaj için 1.456 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 4 times
Seljak 4 Mesajda 4 Defa Eksilendi!
vodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutar
Cevap: konusu balkanlar olan kitaplardan örnekler




Paylaşılamayan Balkanlar

Avrupa'ya açılan kapı niteliğinde olan Balkanlar, Avrupa ile Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Asya arasında stratejik öneme sahip bir bölgedir. Bu özelliğindendir ki tarihin her devrinde birçok kez istilalara uğramış, birçok millet bölgeye damgasını vurmuş, eserlerini, kültürlerini ve medeniyetlerini bırakmıştır. Bölge insanları hiçbir zaman kendi kaderlerine bırakılmamışlar; büyük devletlerin, bölge devletlerinin ve stratejik taktiklerin arasında kalmışlardır. Bu sebeple bölgeyi iyi anlayabilmek, dünyayı, stratejik güçleri, hedefleri ve taktikleri iyi analiz etmeye getirir. Osmanlı sonrası karışan, karıştırılan bölge koskoca dünya savaşına yol açacak bir fitil görevi üstlenmiş ve kıvılcım buradan çakılmıştır, ikinci Dünya Savaşı'nda da bölge, işgallere maruz kalmıştır. Soğuk savaş döneminin konjektürü gereği gerilimle ayakta duran bölge, soğuk savaş sonrası Bosna ve Kosova olayları, aynı zamanda mevcut Epir, Makedonya, Transilvanya ve Dobruca ihtilaflarıyla hala ciddi problemlere ve genel savaşlara yol açabilecek potansiyele sahip olduğunu ortaya koymuştur. Türkiye, bir Balkan ülkesi olması, tarihi, kültürel ve stratejik bağlarının mevcudiyeti sebebi ile bölge ile daha da ilgilidir. Özellikle soğuk savaş sonrası şartların itim kuvvetiyle Bosna ve Kosova savaşlarında aktif rol oynamış, Balkan gerçeğini yeniden keşfetmiştir. Özellikle Bosna-Hersek, Makedonya ve Arnavutluk'la yakın ilişkileri, ittifak anlaşmaları Türkiye'yi bölgede etkili bir aktör konumuna yükseltmiştir.
__________________
umornom je srcu predah,ono sto se zove sevdah....
vodolia isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19. October 2007, 13:44   #24
belmak
Njevesta
 
belmak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 719
Seljak 92 Mesaj için 349 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 3 times
Seljak 1 Mesajda 1 Defa Eksilendi!
belmak is on a distinguished road
Cevap: konusu balkanlar olan kitaplardan örnekler

Constructing Nationalities in East Central Europe_.
Pieter M. Judson and Marsha L. Rosenblit, eds.
Preface by Gary B. Cohen.

New York: Berghahn Books, 2005. xvi + 293 pp. Illustrations, maps, notes, index ISBN 978-1-57181-175-1, ISBN 978-1-57181-176-9.

Reviewed for H-Nationalism by Christopher Fischer, Department of History, Indiana State University

Nationalism, Dictatorship, and the Search for Identity

From Danzig on the Baltic to Trieste on the Adriatic, East Central Europe has proven fertile ground for the study of nationalism and national identity. _Constructing National Identity_ explores a variety of incarnations of nationalism in this region by largely focusing on the lands of the Austrian Empire and its successor states.

This collection derives from a 2000 symposium held at Columbia University, "Dilemmas of East Central Europe: Nationalism, Dictatorship, and the Search for Identity." The articles also serve as a festschrift for Istvan Deak, long-serving professor at Columbia and one of the preeminent scholars of East European, especially Hungarian, history. Written by former graduate and undergraduate students, the collection is a testament to Deak's long and fruitful
career. The articles range from the late eighteenth to the mid- twentieth century, span much of East Central Europe, and utilize a wide variety of methodological approaches.

Editor Pieter Judson's introduction seeks to weave these disparate contributions together. The authors reject the premise of "the historical necessity either of nations or the nation-states" (p. 1). Judson argues that the essays instead probe how new nationalist ideologies were created, examine the diversity and contingency of national identities, and explore how such national identities intersected and conflicted with alternate identities. The lands of the Austrian Empire, where multilingual populations slowly transformed the realm into a multinational empire, Judson contends, help elucidate how the process of nationalization took place.
Moreover, by giving greater attention to the local and regional contexts in which nationalization occurred, the authors fill in lacunae left by broader approaches (nation-building, state-building, modernization). Finally, the collection is meant as a study of how
political activists creatively managed to put forward ambitious, though not always successful, plans of ideological nationalization. The results of such studies, Judson offers, "make us aware just how complex, multidimensional, and often unsuccessful, the nationalization process in Habsburg Central Europe could be" (p. 6).

The volume, whose chapters are arranged in chronological order, opens with three very diverse pieces. Michael Silber explores the controversy surrounding Emperor Joseph II's imposition of military service upon the empire's Jewish citizens in the 1780s. Silber
convincingly argues that compulsory military service, with the attendant debates over the obligations and rights of Jewish citizen- soldiers (or perhaps here subject-soldiers), offered a means of envisioning a new form of Jewish membership in the Habsburg state.
Jumping chronologically and spatially, Robert Nemes demonstrates how the 1848 revolution led to a reconfiguration of national symbolism in Budapest. Skipping on to the German territories, Daniel McMillan lays out how one of the key nationalist organizations in nineteenth- century Germany, the gymnastic club, developed competing discourses about the meaning of exercise, nationalism, and politics. A new discourse stressing health, character, and personal development began to dominate the more democratic and overtly political discourses.
Perhaps pushing the argument a bit far, McMillan suggests the stres on biological language and the political emphasis on individual development presaged later developments in German history and marked a shift in the evolution of German political culture from the Western
European norm.

The ensuing five chapters, strong articles which return to the subject of the Austrian Empire, best exemplify the approach laid out in the introduction. Drawing upon Anthony Cordoza's work on the Italian nobility, Eagle Glassheim explores how Czech-German nobles increasingly eschewed simple national identities (Czech or German) in favor of loyalty to the empire as a means of defending their position in society. Pieter Judson continues in the Czech vein. His tightly argued contribution, "The Bohemian Oberammergau: Nationalist Tourism
in the Austrian Empire," examines how the town of Hoeritz/Horice promoted the passion play to bring economic development to the region, attract German tourists to town, and preserve the region's German heritage. The collapse of the empire did not end the productions, but shifted their meaning to a defense of German culture in the new Czech state. Judson concludes, however, that the national meaning of the plays may have been unclear to audiences. Remaining in the Czech territories, Cynthia Paces and Nancy Wingfield argue that
before 1914, public spaces in Bohemia were often the subject of contested memory. In particular, pro-German groups erected statues to Joseph II despite protests by Catholic leaders that he had sought to secularize the empire; Czechs chose the religious reformer Jan Hus
despite the fact that some Catholics considered him a heretic. After 1918, Czech nationalists, at times destroying precious works of art, claimed these spaces by removing those statues that evoked the former regime. Daniel Unowsky looks at the other side of the coin by analyzing how imperial authorities used Emperor Franz Joseph's 1898 Jubilee to promote loyalty to the empire. Supporters of the Jubilee feted dynastic loyalty as a means of (hopefully) mitigating the centripetal forces of nationalism. Claire Nolte concludes the pre- World War I articles by demonstrating that despite the immense growth of the Pan-Slavic gymnastic movement under Czech leadership, intra- Slavic differences weakened the gymnastic and the Pan-Slavic movements.

Alon Rachaminov and Marsha Rozenblit present case studies from the First World War. Rachaminov analyzes how Austrian imperial censors categorized and assessed the mounds of letters sent by Austrian POWs. According to Rachaminov, imperial authorities deemed some
nationalities more loyal than others, which led to a differentiated system of censorship among the empire's many peoples. Rozenblit explores the complicated loyalties of Austria's Jews, many of whom maintained a tripartite loyalty to the empire, one of the empire's nationalities, and their own Jewish communities. The prospect of Austrian defeat threatened this identity, making Jewish communities far more supportive of the Austrian war effort; the collapse of the monarchy left the empire's Jews struggling to reconfigure this complex, layered identity.

Two articles on Hungarian nationalism address the interwar period. Paul Hanebrink shows how faith and nation were combined to create a distinct vision of Hungary as a "Christian nation." For some Hungarian nationalists, Hungary's traditional opposition to its non-
Christian neighbors marked a special national mission. Moreover, by returning to the Christian values lost in the nineteenth century, the country would take a particularly Hungarian path to modernity, and thus eschew falling prey to fascism or communism. David Frey's contribution, "Just What is Hungarian?" details how Hungarian nationalists largely failed to impose a distinctive Hungarian style on the nation's film industry. Attempts to replace cosmopolitan fare aimed at the urban middle classes with stories of Hungary's past or
celebrations of its peasantry foundered on the rock of commercial viability. Indeed, with few exceptions, the only success enjoyed by Hungarian nationalists came with the exclusion of Jews from Hungarian filmmaking.

The final three chapters deal with World War II and its legacies. The first two contributions, penned by Patricia von Papen-Bodek and Peter Black, offer perspectives on collaboration in Eastern Europe. While both articles provide important additions to comprehending how the
Holocaust unfolded on the ground, both also feel shoe-horned into the collection. Papen-Bodek underscores the importance of the Hungarian Institute for Research into the Jewish Question in communicating new strands of anti-Semitism into Hungary, and later, planning and justifying the deportation of Hungary's 800,000 Jews. Black explores the development and deployment of the Sonderdienst, an ersatz police force comprised largely of ethnic Germans in Poland that helped procure expropriated goods, ran internment camps for Polish
prisoners, and occasionally assisted with deportations during "Operation Reinhard." Black details how German authorities, despite internal differences over control of the units, all hoped the Sonderdienst would attain the goal of creating "'engaged members of the German Volk'" (p. 248). Benjamin Frommer's contribution, "Getting the Small Decree," concludes the volume. This article offers a fascinating study of how nationalism merged with postwar purges in Czechoslovakia. The October 1945 Small Decree, aimed at punishing "'crimes against national honor'" (p. 269), created an elastic definition of collaboration. Czech citizens could be fined, censured, or jailed by rather arbitrarily created tribunals not only for collaborating, but for continuing social relations with ethnic Germans, even if those "ethnic Germans" were in fact Czech citizens.
Frommer contends that the Small Decree, taken in conjunction with deportations and trials of more traditionally defined collaborators, allowed the Czech government to further refine definitions of membership in the Czech nation.

_Constructing National Identities_ offers a number of insightful articles into nationalism in the Austrian Empire. Readers unfamiliar with the broad contours of Eastern European history may want to peruse a general history of the late Austrian Empire before delving into the volume. The nature of the collection makes the overall effect a bit disjointed as some themes, and some areas, receive far more attention than others; perhaps the editor might have arranged
the articles by region rather than chronologically. The collection offers an engaging if eclectic path through the history of nationalism in East Central Europe and stands as a tribute to Istvan Deak.
__________________
Vrije u Meni Krv Balkanska
Cigani smo meraklije ne mozemo bez rakije
belmak isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19. October 2007, 21:22   #25
juka
Prvi seljak
 
Üyelik tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 4
Seljak 1 Mesaj için 5 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 5 times
Seljak 0 Mesajda 0 Defa Eksilendi!
juka is on a distinguished road
Cevap: konusu balkanlar olan kitaplardan örnekler

Deli Balkan Yeli
İsmail Gümüş
Ardıç Yayınları;




'Boşnaklar Türkçe bilmezler. Müslüman olmuş bu halkı İvo Andriç'ten başka, en iyi anlatanlardan biri Meşa Selimoviç oldu. Ama İsmail Gümüş'ün öykülerinde, Boşnaklığa bir de göçmenlik eklenmektedir ki, yapıtın dramatik ögesini yüklenen belli başlı izleklerden biridir bu.

Ama kimi eleştirmenlerimizin dediği gibi, büyük öykücümüz İsmail Gümüş, dramatik ögeyi yüreğimizi burkmak için kullanmıyor, hatta hiç kullanmıyor, biçeminde öylesine ağırbaşlı ve temkinli ki, eğer biraz üstümüze düşse bütün etki bir anda yok olacaktır.

(Arka Kapak'tan)
juka isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20. October 2007, 18:13   #26
belmak
Njevesta
 
belmak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 719
Seljak 92 Mesaj için 349 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 3 times
Seljak 1 Mesajda 1 Defa Eksilendi!
belmak is on a distinguished road
Cevap: konusu balkanlar olan kitaplardan örnekler

KOSOVA'DA OSMANLI MİMARÎ ESERLERİ , I - II , XXIX. Dizi, Sayı: 2a, 2006 , Mehmet Z. İBRAHİMGİL, Neval KONUK




Beş yüzyılı aşkın bir süre Osmanlı Devleti sınırları içerisinde yer alan Kosova'da çok sayıda mimari eser inşa edilmiştir. Osmanlı döneminde inşa edilen eserlerin şehirlere göre ele alındığı çalışma, iki cilltten oluşmaktadır. Kitapta, her mimari eser, bir envanter kataloğu çerçevesinde; resimleri, arşiv fotoğrafları ve çizimleriyle ayrıntılı olarak ele alınmaktadır. Ayakta olmayan eserlerde, şehirler içerisinde alfabetik olarak incelenmektedir. Kitap, Kosova'daki Osmanlı mimari yapılarını ele almaktadır.

İçindekiler:

KOSOVA'DA OSMANLI MİMARÎ ESERLERİ
Cilt: I - II

Yayına Hazırlayanlar:
Mehmet Z. İBRAHİMGİL - Neval KONUK
İÇİNDEKİLER
SUNUŞ
GİRİŞ
KISALTMALAR
I. BÖLÜM
KOSOVA’DA AYAKTA OLAN OSMANLI MİMARİ ESERLERİ
I. CAKOVA
A) KÜLLİYELER
1. Hacı Ömer Külliyesi
1.1. Hacı Ömer Camii
2. Hacı Ömer Mektebi
2. Hadım Süleyman Ağa Külliyesi
2.1. Hadım Camii
2.1.1. Mustafa Efendi Mezarı
2.2. Hadım Kütüphanesi
2.3. Hadım Mektebi
3. Seyfeddin Ziya Külliyesi
4. Yeni (Kerim Bey / Sofa) Külliye
4.1. Yeni Camii (Kerim Bey /Sofa Camii)
4.2. Yeni Camii Mektebi
5. Hasan Ağa Külliyesi
5.1. Hasan Ağa Camii
5.2. Hasan Ağa Kulesi
B) CAMİLER VE MESCİDLER
1. Gerçar / Geçar (Çömlekçiler) Camii
2. Getsi Camii
3. Gül (Çül) Camii
4. Halil Efendi Camii
5. Hanka / Kızıl Camii
6. Kosar Camii
7. Mahmud Paşa Camii
8. Molla Yusuf Camii
C) TÜRBE
1. Nukdi Baba (Şeyh Fettah) Türbesi
D) TEKKELER
1. Bektaşî Tekkesi
2. Hacı Şeyh Musa Tekkesi
3. Sâdî Tekkesi / Büyük Tekke
4. Şeyh Emin (Acize Baba) Tekkesi
E) MEDRESE
1. Küçük Medrese
F) RÜŞTİYE
1.Cakova Rüştiyesi
G) ÇARŞI
1.Cakova Çarşısı
H) HANLAR
1.Eski Haraçi Hanı
2.Yeni Haraçi Hanı
I) DEBBAĞHANE
1. Yeni Debbağhane
İ) ÇEŞME
1. Pancal Çeşmesi
J) KÖPRÜLER
1. Tabak / Debbağ Köprüsü
2. Taliç Köprüsü
3. Terzi Köprüsü
K) KONAK VE KULELER
1. Abdullah Paşa Kulesi (Saray)
2. Batuşa Kulesi
3. Sina Konağı.
II. DEÇAN
A) CAMİ
1. Bayraktar Camii
B) KULE
1. Deçan Kule
III. DRAGAŞ
A) KÜLLİYE
1. Brodasan Kukli Mehmed Bey Külliyesi
1.1. Kukli Mehmed Bey Camii
1.2. Kukli Mehmed Bey Türbesi
1.3. Kukli Mehmed Bey Namazgâhı
B) CAMİ
1. Mlika Köyü Ahmed Ağa Camii
IV. FERİZAJ
A) CAMİ
1. Merkez (Büyük) Camii
B) RÜŞTİYE
1. Ferizaj Rüştiyesi
C) SAAT KULESİ
1. Ferizaj Saat Kulesi
V. GİLAN
A) CAMİLER
1. Atik Camii
1.1. Abdürrahim Efendi Mezarı
1.2. Adem Efendi Mezarı
2. Merkez (Çarşı) Camii
B) TEKKE VE TÜRBELER
1. Şeyh İslâm Efendi (Sâdî) Tekkesi
2. Şeyh İslâm Efendi Türbesi
VI. KAÇANİK
A) KÜLLİYE
1. Şeyhler Külliyesi
1.1. Şeyhler Köyü Camii
1.2. Şeyh Sinan Türbesi
B) CAMİ
1. Sinan Paşa Camii
C) KALE
1. Kaçanik Kalesi
VII. MİTROVİÇA
A) CAMİ
1. Muslihuddin / Müezzin Hoca Camii
1.1. Ramazan Bey Mezarı
B) TEKKE VE TÜRBE
1. Şeyh Feyzullah Efendi Tekkesi
2. Şeyh Feyzullah Efendi Türbesi
C) RÜŞTİYE
1. Mitroviça Rüştiyesi
D) HAMAM
1. Zeyneddin (Zeynel) Bey Hamamı
E) HASTAHANE
1. Askerî Hastahane (Hamidiye Hastanesi)
F) KONAK
1.Köroğlu Konağı
VIII. NOVO BIRDO
A) CAMİLER
1. Fatih Camii
2. Kaleiçi (Çarşı) Camii
B) TÜRBE
1.Mehmed Dede Türbesi
C) KALE
1.Novo Bırdo Kalesi
IX. PEC
A) KÜLLİYELER
1. Defterdar Külliyesi
1.1. Defterdar Camii
1.2. Defterdar Türbesi
2. Gülfem Hatun Külliyesi
2.1. Gülfem Hatun Camii
2.2. Gülfem Hatun Türbesi
3. Hasan Bey Külliyesi
3.1. Hasan Bey (Hamam) Camii
3.2. Hasan Bey Hamamı
B) CAMİLER VE MESCİDLER
1. Abdürezzak Efendi (Saat / Puhavac) Camisi
2. Fatih (Bayraklı) Camii
2.1. Miralay Hayri Bey Mezarı
2.2. Zeynel Abdin Efendi (Hacı Zekâ) Mezarı
3. Fatih Mescidi
4. Merre Hüseyin (Kurşunlu) Camii
5. Muslih Ağa (Kızıl) Camii
6. Pehlivan Meydanı Camii
7. Taftalı (Kara Muço) Camii
8. Virela Köyü Camii
C) ÇEŞMELER
1. Muslih Ağa (Kızıl) Camii Çeşmesi
2. Yaşar Paşa Çeşmesi
D) KÖPRÜ
1.Budisavci Köyü Köprüsü
K) KONAKLAR VE KULELER
1. Karaman Ağa Kulesi
2. Tahir Paşa Konağı
3. Yaşar Paşa (Hacı Zekâ) Konağı
4. Zeynel Bey Kulesi
X. PRİŞTİNE
A) KÜLLİYELER
1. Fatih Sultan Mehmed Külliyesi
1.1. Fatih Sultan Mehmed Camii (Büyük Camii)
1.2 Fatih Sultan Mehmed Hamamı (Büyük Hamam)
2. Pîrî Nazır (Pîrînaz) Külliyesi
2.1. Pîrî Nâzır (Pirînaz) Camii
2.2. Pîrî Nâzır (Pirînaz) Türbesi
3. Sultan Murad Hüdâvendigâr Külliyesi
3.1. Sultan Murad Hüdâvendigâr Türbesi
3.1.1. Hafız Mehmed Paşa Mezarı.
3.1.2. Halil Rifat Paşa Mezarı
3.3. Ali Hacı (Selâmlık) Çeşmesi
3.4. Sultan Abdülaziz Çeşmesi
3.5. Selâmlık Binası
3.6. Sultan Reşad Çeşmesi
B) CAMİLER VE MESCİDLER
1. Emir Alaaddin Camii
2. Hasan Ağa (Su’ûd Efendi) Camii
3. Hatuniye Camii
4. Kadriye (Muhacir Mahallesi) Camii
5. Lâb (Ramazan Çavuş) Camii
6. Sultan Murad (Küçük Fatih / Çarşı) Camii
7. Yarar Çeribaşı (Buzağı) Camii
8. Yaşar Paşa Camii
9. Yusuf Çelebi (Pozderka) Camii
C) TÜRBE
1. Gazi Mestan (Bayraktarlar) Türbesi
D) TEKKELER
1. Danyal Tekkesi
1.1. Danyal Türbesi
2. Kadirî Tekkesi
2.1. Kadirî Türbesi
E) HÜKÜMET KONAĞI
1. Priştine Hükümet Konağı
F) KIŞLA
1.Priştine Kışlası
G) SAAT KULESİ
1.Priştine Saat Kulesi
H) ÇEŞME
1.Emincikler Konağı Çeşmesi
I) KONAKLAR
1. Emincikler Konağı
2. Hamdi Bey Konağı
3. Hûnîler Konağı
4. Koca Dişliler Konağı
5. Konak (Kosova Bilimler Akademisi Binası)
XI. PRİZREN
A) KÜLLİYELER
1. Emin Paşa Külliyesi
1.1. Emin Paşa Camii
1.1.1. Mehmed Emin Paşa Mezarı
1.2. Emin Paşa Medresesi
2. Gazi Mehmed Paşa Külliyesi
2.1. Gazi Mehmed Paşa Camii
2.1.1. Abbas Ağa Mezarı
2.1.2. Hacı Ahmed Nurullah Mezarı
2.1.3. Ömer Sabri Paşa Mezarı
2.2. Gazi Mehmed Paşa Hamamı
2.3. Gazi Mehmed Paşa Kütüphanesi
2.4. Gazi Mehmed Paşa Medresesi
2.5. Gazi Mehmed Paşa Mektebi
2.6. Gazi Mehmed Paşa Müderris Evi
2.7. Gazi Mehmed Paşa Türbesi
3. Sûzî Çelebi Külliyesi
3.1. Sûzî Çelebi Camii
3.2. Sûzî Çelebi Köprüsü
3.3. Sûzî Çelebi Kütüphanesi
3.4. Sûzî Çelebi Türbesi
B) CAMİLER
1. Arasta (Evrenos Bey) Camii
2. Fethiye (Cuma/Atik) Camii
3. Hacı Kasım Camii
4. Hacı Ramadan (Kör Ağa) Camii
5. İlyas Kuka Camii
5.1. Mazlûme Hanım Mezarı
5.2. Ömer Ağa Mezarı
6. Kâtip Sina Bey (Levişah) Camii
7. Mahmud Paşa Camii
8. Maksud Paşa (Maraş) Camii
9. Müderris Ali Efendi (Ali Hoca) Camii
10. Saraçhane (Kukli Mehmed Bey) Camii
11. Seydi Bey Camii
12. Sinan Paşa Camii
13. Tercüman İskender Bey (Dragoman) Camii
14. Terzi Mehmed (Memi) Camii
15. Mamuşa / Eski Mîr (Kamber Ağa) Camii
16. Rahoveç / Trolişte Köyü Camii
17. Rahoveç / Zırza Köyü Hüseyin Ağa (Hüseyin Sipahi) Camii
C) NAMAZGÂH
1.Fatih Sultan Mehmed Namazgâhı (Kırık Camii)
D) TÜRBELER VE MEZARLIK
1. Karabaş Efendi Türbesi
2. Kemânî Rabia Hanım Türbesi
3. Osmanlı Mezarlığı / Eski Mezarlık
4. Şeyh Hulusi Efendi Türbesi
5. Şeyh Hüseyin Türbesi
6. Küçük Kruşa Köyü / Hasan Baba Türbesi
E) TEKKELER
1. Acîze Baba (Sâdî Tarikatı) Tekkesi
1.1. Acîze Baba (Sâdî Tarikatı) Türbesi
2. Kurila (Şeyh Hasan Efendi) Kadirî Tekkesi
3. Kutup Musa Tekkesi Haremlik Binası
3.1. Kutup Musa Türbesi
4. Rifâî (Hüseyin Efendi) Tekkesi
5. Şeyh Osman Halvetî (Saraçhane) Tekkesi
5.1. Şeyh Osman Halvetî (Saraçhane) Tekkesi Çeşmesi
5.2. Şeyh Osman Halvetî (Saraçhane) Tekkesi Haremlik Binası
F) MEDRESE
1.Yavuz Mehmed Efendi Medresesi
G) RÜŞTİYE
1.Prizren Rüştiyesi
H) HÜKÜMET BİNALARI
1. Prizren Elektrik Trafosu
2. Prizren Erkek Islahhânesi .
3. Prizren Eski Belediye Binası
4. Prizren Hükümet Konağı
5. Prizren Telgrafhanesi
I) KALE
1. Prizren Kalesi
İ) KIŞLA
1. Prizren Kışlası
J) SAAT KULESİ
1.Prizren Saat Kulesi
2. Mamuşa / Saat Kulesi
3. Rahoveç / Saat Kulesi
K) HAMAM
1. Şemsuddin Ahmed Bey Hamamı
L) ÇEŞMELER
1. Belediye Çeşmesi 857
2. Binbaşı Çeşmesi
3. Esma Hanım Çeşmesi / Taş Çeşme
4. Feyzullah Sipahi Çeşmesi
5. Hacı Ramadan (Kör Ağa) Çeşmesi
6. Sinan Paşa Çeşmesi
7. Şadırvan Çeşmesi
8. Mamuşa / Emin Paşa Çeşmesi
M) KÖPRÜLER
1. Ali Bey (Taş Köprü) Köprüsü
2. Kırkpınar Köprüsü
3. Manastır Köprüsü
N) KONAKLAR
1. Adem Ağa Jön Konağı 889
2. Fikret Mustafa Konağı
3. Musa Şehzâde Konağı
4. Şaip Paşa Konağı
XII. VUSHTRİ
A) KÜLLİYE
1. Gazi Ali Bey Külliyesi
1.1. Gazi Ali Bey Camii
1.2. Gazi Ali Bey Medresesi
B) KALE
1. Vushtri Kalesi
C) HAMAM
1. Zeynel Bey Hamamı
D) KÖPRÜ
1. Mahmud Paşa Köprüsü
II.BÖLÜM
KOSOVA’DA GÜNÜMÜZE ULAŞMAYAN OSMANLI MİMARİ ESERLERİ

I. CAKOVA
II. DRAGAŞ
III. FERİZAJ
IV. GİLAN
V. KAÇANİK
VI. MİTROVİÇA
VII. NOVO BIRDO
VIII. PEC
IX. PRİŞTİNE
X. PRİZREN
XI. VUSHTRİ
BİBLİYOGRAFYA
DİZİN

Orjinal Dili: Türkçe
Fiziksel Özellikleri: 1. Hamur, 1003 Sayfa
ISBN: 975-16-1853-3 Tk
Baskı: 1. Baskı
__________________
Vrije u Meni Krv Balkanska
Cigani smo meraklije ne mozemo bez rakije
belmak isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23. October 2007, 00:29   #27
Bratstvo
Seljak sa mačugom
 
Bratstvo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 876
Seljak 197 Mesaj için 433 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 3 times
Seljak 1 Mesajda 1 Defa Eksilendi!
Bratstvo de yetenek var...yürü be seni kim tutarBratstvo de yetenek var...yürü be seni kim tutarBratstvo de yetenek var...yürü be seni kim tutarBratstvo de yetenek var...yürü be seni kim tutarBratstvo de yetenek var...yürü be seni kim tutarBratstvo de yetenek var...yürü be seni kim tutarBratstvo de yetenek var...yürü be seni kim tutarBratstvo de yetenek var...yürü be seni kim tutar
Cevap: konusu balkanlar olan kitaplardan örnekler

Çağdaş Boşnak Edebiyatı Antolojisi



Yayınevi: Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık (YKY)

Bosna-Hersek'te çoğunluğu oluşturan Boşnakların zengin bir halk ve yazılı edebiyatı vardır. 1463'te Bosna'nın Osmanlı Devletine katılmasıyla birlikte Müslümanlığı kabul eden Boşnaklar geniş bir coğrafyaya yayılan zengin bir edebiyat yarattılar.
Çağdaş Boşnak Edebiyatı Antolojisi'ni Makedonyalı bir yazar ve çevirmen olan Fahri Kaya hazırladı.
Türkiye'de bugüne dek çok az bilinen ya da bilinmeyen -son yüzyılın- Boşnak yazar ve şairleri ile tanışmak isteyenlere...
Bir de Mostar'a. Oradaki köprünün anısına.
Alıntı
__________________
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın.
Bratstvo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28. October 2007, 21:42   #28
svet
Prvi seljak
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 34
Seljak 4 Mesaj için 18 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 3 times
Seljak 0 Mesajda 0 Defa Eksilendi!
svet is on a distinguished road
Cevap: konusu balkanlar olan kitaplardan örnekler

BABUNA, Aydın
2000 Bir Ulusun Doğuşu: Geçmişten Günümüze Boşnaklar, Istanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları.

Saraybosna'da 1993 yılının eylül ayında, kanlı çatışmaların ortasında, "Tüm Boşnaklar Halk Meclisi" toplantıya çağrıldı. Bu toplantıda temsilciler, Bosna halkının ulusal adını "Boşnak" ya da "Bosnalı" olarak kabul ettiler. Bu karar, bir yandan eski bir geleneğe geri dönüşe işaret ederken, bir yandan da Bosnalı Müslümanların ulusal hareketinin laikleşmesi yolunda atılan önemli bir adımı ifade ediyordu. Bosna tarihine yönelik birçok araştırmada bir kurgu-ulus olarak gösterilmek istenen Boşnaklar, aslında çok daha önce, Avusturya-Macaristan egemenliği döneminde modern anlamda siyasi taleplerle ortaya çıkmışlardı. Aydın Babuna'nın, Bosna-Hersekli Müslümanların tarihine yönelik oryantalist bakış açılarına bir eleştiri niteliğini de taşıyan bu çalışması, Osmanlı Bosna'sını inceledikten sonra Avusturya-Macaristan egemenliği dönemini eksen alıyor ve günümüzdeki trajik gelişmelere de ışık tutuyor. (Arka Kapak)

BJELIĆ, Dušan, SAVIC, Obrad
2002 Balkan As Metaphor. Between Globalization and Fragmentation, Cambridge, Massachusetts: The MIT Press.

http://www.amazon.com/gp/reader/0262...BC#reader-link

BORA, Tanıl
1995 Milliyetçiliğin Kara Baharı, Istanbul: Birikim Yayınları.

Orta Asya, Kafkasya, Ortadoğu ve Balkanlar’daki “millî meselelerin” Türk milliyetçiliği ve Türk millî kimliği üzerindeki derin tesirleri...


ÖZDOĞAN, Günay Göksu & Saybaşılı, Kemâli
1995 Balkans: A Mirror of the New International Order, Istanbul, 1995.

http://murcir.marmara.edu.tr/announce/public16_en.html
svet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 2. November 2007, 09:41   #29
vodolia
Seljak Sa Macugom
 
vodolia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 1.870
Seljak 438 Mesaj için 1.456 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 3 times
Seljak 4 Mesajda 4 Defa Eksilendi!
vodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutar
Cevap: konusu balkanlar olan kitaplardan örnekler




BELLEKLERDEKİ GÜZELLİK - GİRİT MANİ, ATASÖZÜ, DEYİM VE TEKERLEME KİTABI

Önsöz

30 Ocak 1923 de Lozan’da Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan Nüfus Mübadelesi Anlaşması gereği Yunanistan’ın çeşitli bölgelerinden Anadolu’ya göç ettirilen Müslümanlar, yanlarında sadece sandıklarını, kap kaçaklarını, yorganlarını,örtülerini, gümüşlerini, sarı liralarını getirmediler. Doğdukları topraklarda konuştukları dilleri, bu dillerde söylenmiş destanları, masalları, atasözlerini, deyimleri, tekerlemeleri, mânileri de getirdiler. Mübadillerin kuşaktan kuşağa taşıdıkları bu sözlü malzeme, bu kültür mirası, birinci kuşakların bu dünyadan göçüp gitmesiyle yavaş yavaş kaybolmakta, çocuklarının sürdürmeye çalıştıkları mübadil adetleri ve gelenekleri giderek yok olmaktadır. Lozan Mübadilleri Vakfı’nın , Lozan mübadillerinin dünkü ve bugünkü yaşamı ile ilgili yürüttüğü çok çeşitli çalışmalardan biri de mübadillerin somut olmayan kültürel mirasının derlenmesi, toplanması ve yazılı metinler halinde kitaplaştırılarak gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. Bu bağlamda yürütülen projelerimizden biri, Girit kültürünü ve geleneklerini irdelemek amacıyla Giritlilerin kuşaktan kuşağa aktardıkları mânilerini, atasözlerini, deyimlerini, masallarını, destanlarını derlediğimiz ve adına “Belleklerdeki Güzellik- Girit Mânileri” dediğimiz projemizdir. Bu kitapta bu proje kapsamında yapılan otuz iki görüşmeden derlediğimiz mâniler ve diğer sözlü aktarımlar, görüşülen kişilerin görsel malzemeleri ve künyeleri ile birlikte alfabetik sıralamaya göre sunulmaktadır. Çalışmamız, Giritlilerin yoğun olarak yaşadıkları Ege Bölgesini ( İzmir- Çeşme, Aydın-Söke,Didim) ve Marmara Bölgesini ( Bursa-Mudanya, Balıkesir- Ayvalık) kapsıyor. Giritlilerin iskân edildikleri ve şu anda da nüfusun kayda değer bir bölümünü oluşturdukları Mersin, Antalya ve Fethiye gibi yerleşim yerleri bu projede yer almamıştır.

Girit Mânileri hakkında birkaç söz:

Giritliler duygularını, düşüncelerini şiirsel yolla dile getirmeye meraklı, söz sanatına çok değer veren insanlar. Bu yüzden adanın gerek Hıristiyan gerekse Müslüman halkları yüz yıllar boyunca destanlar, masallar, beyitler üretmişler ve birbirleriyle bu yolla da iletişim kurmuşlar. Giritlilerin “mâni düzmek”, ya da “beyit atmak” diye adlandırabileceğimiz bu gelenekleri Girit adasında hâlâ sürdüğü gibi Girit’ten mübadeleyle Anadolu’ya gelen Müslümanlar arasında da giderek azalmakla birlikte yaşatılıyor.

Girit mânisinin Yunanca karşılığı “Madinada”, ya da çoğul şekliyle “Madinades”. Görüşme yaptığımız tüm Giritliler, Rumca’yı ( Giritçeyi) çok az da bilseler, “madinades” sözcüğünü biliyorlar ve bu beyitler için sadece bu sözcüğü kullanıyorlar. Sözcüğün etimolojisine baktığımızda, Yunanca’da “bilicilik, kehânet ya da bilmece” anlamına gelen “mandema” sözcüğüyle ilişkilendirilebilir. Zaten “mânilerden fal tutmak”, “ niyet için mâni çekmek” gibi Giritlilerin çok rağbet ettikleri eğlence biçimleri olması da bu tezimizi güçlendirir nitelikte.



Girit mânileri, belirli bir ölçüyle söylenen kafiyeli beyitler. 15 hecelik dizelerden oluşan bu beyitler 8+7 hece düzeninde. Genellikle kalabalık ortamlarda karşılıklı söyleniyor. Bu anlamda bir “atışma” geleneğidir ayni zamanda Giritlilerin mâni söyleme gelenekleri. Bu karşılıklı atışma esnasında taraflar beyitlerle yarışıyorlar kimi zaman. Karşı tarafı alt etmek için söylenen beyit, daha önce söylenmiş, bilinen bir beyit de olabiliyor ama çoğunlukla o anda “atılan”, anında “uydurulan” doğaçlama bir beyitle cevap veriyor kişi muhatabına. Ve karşılıklı “madinada” okuyarak sürdürülen bu yarışma saatler, hatta bazı durumlarda günlerce sürebiliyor. Giritliler her koşulda mâni okuyorlar. Nişanlarda, kına gecelerinde, düğünlerde gelin için, damat için , ya da çeşitli eğlencelerde bir araya gelindiğinde, Hıdırellez gibi özel günlerde, her durumda, her yerde sevinçlerini, özlemlerini, umutlarını, beklentilerini beyitlerle dile getiriyorlar. Çok bilinen bir Girit mânisinde dendiği gibi “ mânilerle ağlayıp, mânilerle coşuyorlar”.

Girit mânilerinin konuları çok çeşitli. Mânilerin büyük bölümü aşka, sevdaya dair ve aşık kişinin yaşadığı ruhsal durumları anlatıyor. Neşe, hüzün, hayal kırıklığı, coşku, ayrılık acısı, umut, kavuşma sevinci, sevgiliden şikayet ... bunlar sevda mânilerinin ana temaları. Sevgili yine güle, karanfile benzetiliyor, “biçare gönüller” yanıyor, sevgililer genellikle “esmer güzeli” oluyor, sevgiliye çoğunlukla “kopelya mu” ( Girit dilinde ‘kızım’) , “mikri mu” ( küçüğüm) ya da “mathya mu” ( gözüm, iki gözüm) diye hitap ediliyor. Ancak Girit mânilerinin konuları sadece aşkla sınırlı değil. Doğa, vatan, vatan sevgisi, sıla, yaşam, ölüm, kader, Giritlilikle eş değer tutulan ve Yunanca’da “levendia” ( leventlik) sözcüğüyle özetlenen yiğitlik, mertlik, kahramanlık gibi özellikler, Girit adası, Giritli olmak... tüm bunlar mânilerde dile geliyor. Manilerde dinsel motifler de yer alıyor. Müslüman Giritlilerin söyledikleri beyitlerin içinde geçen Türkçe sözcükler içinde en sık rastlananı “Rabbim”. Ayrıca Giritlilerin büyük bölümünün Bektaşi geleneğinden gelmesi nedeniyle Hz. Ali için söylenen mâniler de olduğunu derleme çalışmamızda öğrendik. Giritli Müslümanlar Mustafa Kemal Atatürk için duydukları derin sevgiyi de mânilerle dile getirmişler. Derlememizde bu örneklere de yer verdik.

Girit mânileri birbirinden bağımsız beyitler olmakla birlikte, mâni formunda söylenmiş, yazılmış öyküler, masallar, destanlar da bu geleneğin bir parçası.

Derlememizde örneklerini bulacağınız manili öyküler, şiirler, masallar ve özellikle bir destandan, Girit’in ünlü “Erotokritos” destanından söylenmiş bir bölüm, mâni düzeninde yazılmış manzumelerdir. Girit Rönesansının şaheserlerinden sayılan “Erotokritos” destanını 16. yüzyılın sonlarında Viçencos Kornaros adında Venedikli olması muhtemel bir şairin yazdığı kabul ediliyor. 18. yüzyılda kitap halinde basılan bu ünlü destan, on bin dizeden oluşuyor ve “Rotokritos” adlı genç ile kralın kızı prenses “Arethusa” nın serüvenlerle dolu aşk hikayesini anlatıyor. Girit diyalektiyle yazılan bu lisan şaheseri destanı Hıristiyan olsun Müslüman olsun bütün Giritliler biliyor ve bazıları ezbere okuyorlar. Mübadil Giritliler arasında da hayli popüler olduğu anlaşılan destanı bugün ezbere okuyan kişi sayısı herhalde yok denecek kadar azdır. Biz büyük bir şans eseri Söke’de bu kişilerden birine rastladık. Girit/ Kandiye doğumlu birinci kuşak Ali Uğurel bize “Erotokritos” destanını okudu, bir kısmını kitabımıza aldık.

Girit mânileri eskiden “lira” ( Girit kemençesi) eşliğinde terennüm edilirmiş. Girit Müslümanları arasında şimdi bu müzik aletini çalana rastlamak zor ama hepsi “bir zamanlar çalınırdı” diyorlar. Mâniler basit bir melodi eşliğinde bir biri ardından da okunabiliyor. Görüşmelerimiz sırasında manzume olarak okumaya başladıkları beyitlere şarkılı mâniler olarak devam eden Erdoğan Ezer, Hüseyin Yıldız gibi Giritli mâni ustalarına da rastlamak şansına eriştik. Melodiyle okunan bazı öykülü mâni örneklerinde ise “haydes, haydes” diye başlayan nakaratlarla beyitler birbirine bağlanıyor.

Diğer derlediklerimiz....

“Belleklerdeki Güzellik” projemiz sırasında Giritliler arasında sürdürdüğümüz derleme çalışmalarında mâniler dışında Giritlilerin güzel söz söyleme sanatlarının bir göstergesi olarak atasözlerini ve deyimleri de topladık. Bu gelenekte her duruma uygun bir atasözü, özlü söz, bir deyim kullanmak çok yaygın. Derlememizde gündelik hayattaki davranışlar ile ilgili epeyce atasözü ve deyim bulacaksınız. Bazıları Türkçe’de benzer bir deyimle bire bir örtüşüyor. Atasözleri ve deyimlerin önce düz çevirisini yaptık, sonra kullanıldıkları ortamı açıklayıcı bir cümle eklemeye çalıştık.

Girit’in kaybolan kültürü diyince “yemek kültürü”nü de atlayamazdık. Bu nedenle en kapsamlı Girit otları ve yemekleri listesini veren görüşmecimiz Bilal Türkoğlu’dan Girit otları ve yemeklerine ait bilgiyi de kitabımıza örnek olarak ekledik. Bunun dışında, görüştüğümüz bazı Giritlilere çocukken en sık duydukları sözcükleri, temennileri, bedduaları sorduk. Bu sözcüklerden de bir kısmını ilgili görüşme dosyasının içinde verdik.

Girit masallarıyla, öyküleriyle, şiirleriyle de ünlü. Giritliler hep masallarla, anekdotlarla büyütülmüşler. Ayrıca adalarını terk etmek zorunda kaldıklarında geride kalan güzel vatanları için şiirler yazmışlar. Vatan özlemini dile getiren şiir örnekleri de derlememizde yer alıyor.



Girit dilinin deşifre edilmesi ve çevirisi...

Projemizin derleme aşamasından sonra derlenen malzemenin deşifre edilip çevirilerinin yapılması aşaması bizi epeyce zorladı. Bu noktada Girit dili üzerine birkaç söz etmek gerekiyor. Giritlilerin konuştuğu dile kendileri Rumca, Girit Rumcası ya da sadece Giritlice diyorlar. Bazen de bunu ana dillerinde ifade ediyorlar ve “Kritiça” ya da “Romeyka” diyorlar. Girit Rumcası aslında Yunanca’dan farklı bir dil değil. Sentaksı ve gramer kuralları ayni. Ancak çok bariz bir lehçe farkının yanı sıra çok fazla da Yunanca’da olmayan sözcük ihtiva ediyor. Yani bir Yunanlı Girit Rumcasını elbette ki anlar ama duyduğu bazı kelimelerin anlamını bilemez. Bir Yunanlıya “opsarğas” derseniz bunun “dün akşam” demek olduğunu bilemez çünkü o buna, “ehthes to vradhi” der. Girit Rumcasında eski Yunanca’dan kalma epeyce sözcük olduğu biliniyor. Bugün bu dil, Müslüman Giritlilerin yanı sıra Girit’in bazı köylerinde hâlâ konuşuluyor. Konuştuğumuz Giritlilere göre “Kritiça” ile Elinika ( Yunanca) arasında çok fark var. O zamanlar Girit’te, Elinika bilmenin bir ayrıcalık olduğunu, ancak münevver kimselerin gündelik dilleri Rumca’ya ilaveten bir de Elinika bildiklerini söylüyorlar. Örneğin, “ benim teyzem Girit’te Fransız okuluna gitmişti, Elinika da bilirdi” cümlesini kuran Giritliler de duyduk çalışmamızda.

Bugün Müslüman Giritliler arasında sözlü olarak yaşayan bu dilde söylenen mânileri, atasözlerini, deyimleri, kağıda dökerken bazı zorluklar yaşadık. Girit lehçesiyle söylenen bu beyitleri ya da atasözlerini, deyimleri modern Yunanca bilgisiyle anlamak kolay olmadığı gibi, Girit’in çeşitli yöreleri arasında da “ağız” farkları var. Örneğin bazı sözcükleri sadece Resmolu Giritliler kullanıyor, bir Kandiya’lı bilmeyebiliyor. Bazen de ayni kelime yörelere göre farklı telaffuz ediliyor. ( örnek: yaşlı kadın Yunanca’da “ğria”, Hanya Rumcasında “ğra”, Resmo Rumcasında “ğre”) Bu kitaptaki tüm malzeme doğrudan ses ya da sesli görüntü kayıtlarından çözdüğümüz malzemedir. Biz bu derleme projesinde daha önce yapılmış çalışmalarda toplanmış olan mânileri doğrudan derlememize katmadık. Bu anlamda yazılı kayıtlara başvurmadık. Görüşme yaptığımız Giritlilerden daha önce mâni toplama çalışması yapmış olan Profesör Hakkı Bilgehan ve Hüsnü Balın’ın da sadece bizim kayıtlarımıza okudukları mânileri çalışmamız içinde değerlendirdik.

Girit mânilerini yazıya dökerken fonetik yazılımı esas aldık, Latin harfleriyle deşifre yaptık. Yunanca’nın Türkçe’de olmayan fonetik seslerinden “peltek t” yani “theta”yı, “th” olarak gösterdik. Peltek “d” yani “delta” nın okunuşu “dh” gibi duyulmakla birlikte, transkripsiyonda bunu “d” olarak bıraktık. “Y” sesi bazı ağızlarda “j” gibi çıkıyor ama biz burada standart olarak “y” kullandık. Kaydırmalı seslerde, örneğin “ia” sesinde genelde “ya” şeklinde deşifre edildi. Beyitlerde belli bir vezin, bir dizede belli bir harf sayısı var; bunu tutturmak için bazı heceleri yutmak zorunda kalıyor mâni söyleyen kişi; bunu da “üstten kesme” işaretiyle gösterdik.

Mâni çevirileri de projenin hem en zor hem de en zevkli çalışması oldu. Girit Rumcası ile söylenen beyitlerdeki kafiyeyi, biz Türkçe çevirilerde de dikkate almak istedik ve Türkçe’ye çevrilmiş beyitlerde ayni kafiyeyi tutturmak için çaba harcadık. Bunu başarmaya çalışırken, anlamdan fazla uzaklaşmamaya dikkat ettik , ancak bazı anlam kaymaları da ister istemez oldu; bu kadarını serbest çeviri adına kendimize hak tanıdık. Kitaptaki iki görüşme hariç tüm çeviriler bize aittir. Hakkı Bilgehan hocamız ile Girit manilerini merakla araştıran dostumuz Hüsnü Balın’dan toplanan malzemenin çevirileri kendilerine aittir.

“Belleklerdeki Güzellik” projesinin amacı sadece Girit manilerini toplamak değil, ayni zamanda bunları söyleyen kişileri saptayarak bu kişilerin yaşam öykülerini de kaydedip tarihe kayıt düşmek idi. Bu yüzden derleme sonuçlarımızı kişi bazında, o kişinin künye bilgisiyle birlikte verdik. Ve bu yüzden örneğin, ayni mâniyi birkaç kişide okumak mümkün. İster bire bir ayni olsun, isterse farklı bilindiği ya da iyi hatırlanmadığı için değişik söylensin, ayni mâninin tekrarlandığı durumlar var. Buradan hangi mânilerin daha çok popüler olduğunu ve ağızdan ağza geçtiğini de görebiliyoruz.

Lozan Mübadilleri Vakfının yürüttüğü “Girit Mânileri, Atasözleri, Deyimleri” proje çalışması sırasında derleme ekibimize yardımcı olan dostlarımıza, arkadaşlarımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Onlar görüşeceğimiz kişileri bulmada ve evlerini açarak bize görüşme ortamını sağlamada, ekibimizi görüşme yerlerine ulaştırmada bu denli yardımcı olmasalardı, biz bu çalışmayı başaramazdık. Bu vesileyle:

Alanur Tatari’ye, Zeynep Balın’a, Şirin İris’e, Mudanya Lozan Mübadilleri Derneği Başkanı Hüseyin Türker’e, LMV Yönetim Kurulu Üyesi Bilgin Alanbey’e, Tahsin İşbilen’e, Işın Turgut’a, Bilal Türkoğlu’na, Lemis Saran’a, Tanju İzbek’e, Ahmet Yorulmaz’a, Hüsnü Karaman’a, Ümit İşler’e, Sadri Soylu’ya ve Lütfü Kuzucu’ya derleme ekibimiz adına yürekten teşekkür ediyorum.

Kaybolan bir dil, bir kültür olan Girit dili ve kültürü üzerine yaptığımız bu derleme çalışmasının bir başlangıç olarak bundan sonra yapılacak çalışmalara ışık tutması dileğiyle...

Müfide Pekin

Eylül, 2007
vodolia isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19. November 2007, 18:26   #30
vodolia
Seljak Sa Macugom
 
vodolia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 1.870
Seljak 438 Mesaj için 1.456 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 2 times
Seljak 4 Mesajda 4 Defa Eksilendi!
vodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutar
Cevap: konusu balkanlar olan kitaplardan örnekler



Bu yazılar, ne bir saray masalı, ne bir sultan-damat hikayesi, ne bir İstanbul vükelasının, vüzerasının hayat hikayesidir.

Bu yazılar kaybettiğimiz dünyamızın ve insanlarımızın hayat hikayesidir. Bugün gençlerimizin çoğu 600 sene vatan bildiğimiz Rumeli'ni bilmezler bile.

Rumelili kibirli ve asalet iddiasındadır. Neden olmasın? En mütevazi, en mahfiyetkar Rumelilinin 600 senelik bir mazisi vardır.

TİMAŞ yayınları 1/2003 Isbn: 9753627378 144 sayfa Dil: Türkçe Türü: Deneme
vodolia isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 3 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 3 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Eğer var ise yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:58 .


Powered by V Bulletin Version 3.6.8
Designed By balkanskidom
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.