Balkanskidom - Göç edemeyeceğiniz tek adres...  

Geri git   Balkanskidom - Göç edemeyeceğiniz tek adres... > Dom altında her şey yerli yerinde > Seljak muhabbeti > Münazara, Münakaşa, Felsefe ve Edebiyat
Yardım Seljak Listesi Radio and TV Forumları Okundu Kabul Et

Münazara, Münakaşa, Felsefe ve Edebiyat Balkanlarda felsefe ve edebiyat...Münazara da mümkün tabi...

   

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 19. February 2011, 02:18   #11
seyif
vojvodinka
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Mesajlar: 551
Seljak 255 Mesaj için 436 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 1 times
Seljak 3 Mesajda 4 Defa Eksilendi!
seyif is on a distinguished road
Cevap: soL'dan Yugoslavya Yazıları

Alıntı:
vranovci´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
kosova da bi zamanlar bi heykel vardı.bora ile ramo o heykel pekte öyle ataç gibi tutuşturulmuş olmadıklarını gösterir yeterli bir kanıt bana sorarsanız.
o heykeli bilmiyorum vranovci. ama "rejim" degisince ilk gelen ve ilk gidenler hep heykeller oluyor. heykel su an yoksa halk pek de benimsememis diye dusunuyorum.


Alıntı:
vranovci´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
R.sırpskadakiler için savaş Sırbistan da oldu onların algısına göre zaten oralar her zaman sırplarındı.
vranovci bosna'nin topraklari tam olarak sirp kralliklarinin eline hic bir donem gecmedi. sirplarin iddiasi kendi tezlerini yani bosnaklarin aslinda din degistirmis sirp olduklarini kabul edersek belki anlamli olur diyecegim de o halde neden zaten sirp olan bosnak kadinlara tecavuz edip sirp dogurtmaya calistilar?-soru sana degil vranovci - neresinden tutsan elinde kaliyor.
seyif isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19. February 2011, 18:51   #12
Galenovic
Drugi seljak
 
Galenovic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 96
Seljak 58 Mesaj için 138 Teşekkür aldı.
Seljak 4 Mesajda 4 Defa Eksilendi!
Galenovic is on a distinguished road
Cevap: soL'dan Yugoslavya Yazıları

Alıntı:
seyif´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
galenovic

a-kosova olayinda aklimdaki sey senin dedigin gibi abd-emperyalizm cercevesinde bir seydi. ama sonuc olarak kosova'nin ayrilmasinin karsisinda olmak, sirbistan'in ayrilmamasini isteyen tezinin yaninda olmaya geliyor gibi bir mantik yurutmusum. daha acik yazmam gerekirdi belki.

b-hangi sol olayi cok tartisma goturecek bir sorun. benim bilhassa burada yorumlarken baz aldigim kusturica olayi sirasinda ilk yazilan yazilarin, goruslerin solu. yani savas sirasindaki sirbistan uzerine yazan sol. akilli solun yazilarina pek rastlamamisim.

benden de saygilar efendim

Sn. seyif,

Şöyle diyeyim;

ABD'nin Afganistan'ı işgaline karşı çıkmıştım ve tüm kalbimle savaşı kaybetmesini istemiştim. Ama Talibancı değildim, hâlâ da değilim.

ABD'nin Irak'ı işgaline de karşı çıkmıştım ve yine tüm kalbimle savaşı kaybetmesini istemiştim. Ama Baasçı değildim, hâlâ da değilim.
Galenovic isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19. February 2011, 19:25   #13
seyif
vojvodinka
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Mesajlar: 551
Seljak 255 Mesaj için 436 Teşekkür aldı.
Seljak 3 Mesajda 4 Defa Eksilendi!
seyif is on a distinguished road
Cevap: soL'dan Yugoslavya Yazıları

Alıntı:
Galenovic´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sn. seyif,

Şöyle diyeyim;

ABD'nin Afganistan'ı işgaline karşı çıkmıştım ve tüm kalbimle savaşı kaybetmesini istemiştim. Ama Talibancı değildim, hâlâ da değilim.

ABD'nin Irak'ı işgaline de karşı çıkmıştım ve yine tüm kalbimle savaşı kaybetmesini istemiştim. Ama Baasçı değildim, hâlâ da değilim.
sn. galenovic

tekrar aciklama geregi duydugunuza gore ben yine acik yazamamisim sanirim. benim dedigim de tam da bu tavir zaten. ben bir ustte meraminizi anladim ama anladigimi anlatamadim anlasilan =( neyse tekrar goz cikarmaz.
seyif isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20. February 2011, 01:36   #14
vranovci
Stražar Za Seljake
 
vranovci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 536
Seljak 146 Mesaj için 317 Teşekkür aldı.
Seljak 3 Mesajda 3 Defa Eksilendi!
vranovci is on a distinguished road
Cevap: soL'dan Yugoslavya Yazıları

Alıntı:
seyif´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
o heykeli bilmiyorum vranovci. ama "rejim" degisince ilk gelen ve ilk gidenler hep heykeller oluyor. heykel su an yoksa halk pek de benimsememis diye dusunuyorum.



vranovci bosna'nin topraklari tam olarak sirp kralliklarinin eline hic bir donem gecmedi. sirplarin iddiasi kendi tezlerini yani bosnaklarin aslinda din degistirmis sirp olduklarini kabul edersek belki anlamli olur diyecegim de o halde neden zaten sirp olan bosnak kadinlara tecavuz edip sirp dogurtmaya calistilar?-soru sana degil vranovci - neresinden tutsan elinde kaliyor.
olurda bu ülkede de rejim değişir heykeller giderse o zaman bizler hiç cumhuriyeti benimsememişiz atatürkçü hiç olmamışız(sizin mantığınızdan gidiyorum)


r.sırpska dakilere gidin sorun derim olay toprakların hangi haritalarda yer aldığı değil ben bi algıyı aksettirmeye çalıştım.bosna milli takımı(hangi yıl tam hatırlamıyorum) bosna da sırbistan a karşı maç oynarken r.sırpskadan gelenlerin açtığı bi pankart vardı yazıda şuydu sarajevo je sırpsko srce.tecavüzlerin sebebi özünü kaybetmişlerin neslini özüne döndürmekti.tıpkı ustaşaların 2.dünya savaşında sırplara yaptıkları gibi faşo sırplar için öz sırplık ortodoks dininin içindeysen olabilecek bişeydir.
__________________
çuvajte '' Bratstvo i jedinstvo'' kao zjenicu oka svog!!!
vranovci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20. February 2011, 02:30   #15
seyif
vojvodinka
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Mesajlar: 551
Seljak 255 Mesaj için 436 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 1 times
Seljak 3 Mesajda 4 Defa Eksilendi!
seyif is on a distinguished road
Cevap: soL'dan Yugoslavya Yazıları

Alıntı:
vranovci´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
olurda bu ülkede de rejim değişir heykeller giderse o zaman bizler hiç cumhuriyeti benimsememişiz atatürkçü hiç olmamışız(sizin mantığınızdan gidiyorum)
yazarken hic dusunmedim ama yazdiktan sonra boyle bir soru soracagini tahmin etmistim = )

bahsettigin heykel bir liderin heykeli degil anladigim kadariyla. liderlerin heykelleri rejim degisince kaldiriliyor genelde ama kardesligi-birlikteligi(oyle bir icerigi olmali) simgeleyen bir heykelin kaldirilmasi bana o kardesligi simgeleyen gorusun benimsenmemis oldugunu dusundurttu. direkt liderle ilgili bir durum degil. benim benimsemekten kasdim bu. arnavutluk'u dusunun. enver hoca'nin heykeli gitse de tiran meydani'nda sosyalizmin kardesligini simgeleyen anit hala duruyor.

ilerde neler olur bilmem ama ataturk'un su heykeli nolur kaldirilmasin. cok sevimli bir benimseyis var heykelde;




Alıntı:
vranovci´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
r.sırpska dakilere gidin sorun derim olay toprakların hangi haritalarda yer aldığı değil ben bi algıyı aksettirmeye çalıştım.bosna milli takımı(hangi yıl tam hatırlamıyorum) bosna da sırbistan a karşı maç oynarken r.sırpskadan gelenlerin açtığı bi pankart vardı yazıda şuydu sarajevo je sırpsko srce.tecavüzlerin sebebi özünü kaybetmişlerin neslini özüne döndürmekti.tıpkı ustaşaların 2.dünya savaşında sırplara yaptıkları gibi faşo sırplar için öz sırplık ortodoks dininin içindeysen olabilecek bişeydir.
sirplara da tum yugoslavya sirplarin kalbi zaten. te allaam. ozunu kaybeden adami tekrar dine donderirsin, kulturu verirsin falan tecavuz etmezsin.
seyif isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20. February 2011, 13:37   #16
vranovci
Stražar Za Seljake
 
vranovci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 536
Seljak 146 Mesaj için 317 Teşekkür aldı.
Seljak 3 Mesajda 3 Defa Eksilendi!
vranovci is on a distinguished road
Cevap: soL'dan Yugoslavya Yazıları

Alıntı:
seyif´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
yazarken hic dusunmedim ama yazdiktan sonra boyle bir soru soracagini tahmin etmistim = )

bahsettigin heykel bir liderin heykeli degil anladigim kadariyla. liderlerin heykelleri rejim degisince kaldiriliyor genelde ama kardesligi-birlikteligi(oyle bir icerigi olmali) simgeleyen bir heykelin kaldirilmasi bana o kardesligi simgeleyen gorusun benimsenmemis oldugunu dusundurttu. direkt liderle ilgili bir durum degil. benim benimsemekten kasdim bu. arnavutluk'u dusunun. enver hoca'nin heykeli gitse de tiran meydani'nda sosyalizmin kardesligini simgeleyen anit hala duruyor.

ilerde neler olur bilmem ama ataturk'un su heykeli nolur kaldirilmasin. cok sevimli bir benimseyis var heykelde;






sirplara da tum yugoslavya sirplarin kalbi zaten. te allaam. ozunu kaybeden adami tekrar dine donderirsin, kulturu verirsin falan tecavuz etmezsin.
sorunda zaten burda ya aklı yerinde olan insanlardan değil fikirleri,ruhları bozuk insanlardan bahsediyoruz.yolda erkeklerin pantolununu indirip sünetlileri kurşuna dizenlerden bahsediyoruz.pirizren e gitmenizi öneririm orda hala yeşeren kardeşlik tohumları var
__________________
çuvajte '' Bratstvo i jedinstvo'' kao zjenicu oka svog!!!
vranovci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 26. February 2011, 13:11   #17
seyif
vojvodinka
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Mesajlar: 551
Seljak 255 Mesaj için 436 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 1 times
Seljak 3 Mesajda 4 Defa Eksilendi!
seyif is on a distinguished road
Cevap: soL'dan Yugoslavya Yazıları

Kuzey Afrika "Devrimleri" ve Balkanlı Solcular

Özgür Dirim Özkan

Son iki haftadır Balkanlar’dan sürekli eylem haberleri geliyor. Belgrad’da hükümet karşıtı gösteriler, Üsküp’te tütün üreticilerinin eylemi, Bosna’da demiryolu işçilerinin grevi ve ülkenin kötü yönetilmesine karşı facebook üzerinden organize edilen protesto gösterileri, yine benzer şekilde yine facebook vasıtasıyla Zagreb’de düzenlenen gösteriler ve Arnavutluk’ta seçimlerdeki yolsuzluklardan dolayı sağ hükümeti 9 ay geçmesine rağmen hala tanımayan Sosyalist Parti’nin sert muhalefeti son bir ayda Balkanlar’da gördüğümüz manzaralar. Önce Tunus, sonra Mısır ve Libya’da yaşananlardan sonra, kimi yayın organlarında “sıra Balkanlar’a mı geldi?” sorusu sorulmaya başlandı.

Öncelikle bir konuyu aydınlatmak gerekiyor: Herhangi bir kavramın popüler kültür tarafından erozyona uğratılarak gündelik dildeki kullanımı ne olursa olsun, marksistler kavramları bilimsel içerikleriyle kullanmalı ve kuramlarını bilimsel kavramlar üzerinden oluşturmalıdırlar. Benzer şekilde güncel olgu ve olayları analiz ederken de buna dikkat etmelidirler.

Bu bağlamda, özellikle Avromerkezli sol yapıların yayın organlarında bahsi geçen “Kuzey Afrika Devrimleri”nin devrim olup olmadığını açık bir biçimde ortaya koymak gerekiyor. Kemal Okuyan SoL Portal’daki 25 Şubat 2011 tarihli yazısında “devrimi çalınan devrim”le, “devrim” arasındaki farkı ortaya koyuyor. (1)

Evvela durum analizi yapmadan, analizde kullanılan temel kavramları açık bir biçimde ortaya koymak gerekir. Şu halde “devrim” nedir? Liseli devrimci öğrencilerin bile zorlanmayacağı bu sorunun yanıtı çok açık: Devrim, üretim araçlarının el değiştirmesidir, üretim biçimin değişmesidir. “Tunus Devrimi”nde, “Mısır Devrimi”nde, “Libya Devrimi”nde üretim araçları hangi sınıftan hangi sınıfa geçmiştir? Eğer bu ülkelerde yaşanan devrimse, yeni üretim biçimi ne olmuştur? Fabrikalara, tarlalara, siyasi iktidara işçi sınıfı mı el koydu? En iyi ihtimalle devrimci bir “süreç”ten bahsedebilsek bile, “devrim”den bahsetmemiz ne kadar mümkün?

Her türlü halk hareketinin aceleyle ve acemice “devrim” olarak nitelendirilmesinin, GSM şirketlerinin yeni tarifelerini “devrim” olarak nitelendirmesinden epistemolojik olarak bir farkının olmadığı kanaatindeyim. Kuzey Afrika’daki dinamiği değerlendirirken de “devrim” kavramı hoyratça kullanılmamalı. Bu şekliyle “Devrimler Balkanlar’a da sıçrar mı?” sorusu ontolojik bir hata üzerinden ortaya çıkmış bir soru oluyor.

Balkanlar özelinde önemli bir noktaya dikkat çekmemiz gerekiyor. K. Afrika ve Balkanlar bölgelerinin dünya siyasi haritasındaki konumları, özellikle de emperyalistler tarafından konumlandırılışının birbirinden çok farklı olduğunu görüyoruz. Yarım yüzyıldır “Batı Kulübü” üyesi olan Yunanistan, AB’nin çiçeği burnunda ülkeleri Slovenya, Romanya ve Bulgaristan, AB’ye girmesi an meselesi, dahası bağımsızlığını AB’ye boçlu olan Hırvatistan, AB tarafından rahatlıkla hazmedilebilecek, şimdiden Balkanlar’ın Rivierası olmaya aday olan Karadağ, yeni-sömürgeciliğin idari kurumlarıyla kendine “bağladığı” Bosna, Kosova ve Makedonya, henüz Batı’yla entegrasyonu sağlayamamış, ama bu yolda azimli görünen Arnavutluk ve ehlileştirilmiş bir Sırbistan’dan oluşan Balkanlar’da Batı’yla ters düşecek, hatta Batı’ya en kısık sesiyle karşı çıkabilecek bir odak göremiyoruz. Balkanlar “Batı’ya uyum”da, Orta Doğu ülkelerine model olarak gösterilen “Türkiye”den bile daha ileri seviyede. Bu anlamda Orta Doğu’da uygulamaya konulan “uyumlu İslam” projesi benzeri bir sürecin burada yaşanmasına gerek görülmüyor.

Batı’yla uyum içinde çalışan Balkan devletlerinin devrilmesine, yıkılmasına gerek duyulmadığı bir ortamda, Balkanlar’daki sol muhalefetin konumu nedir? Bu noktada ülkeleri teker teker ele almak ve ülkelerin nesnel koşullarını göz önünde bulundurarak tahliller tapmak gerekiyor. Fakat, basitçe Balkanları bir bütün olarak gören bir bakış açısıyla yaklaşırsak, son süreçte Avromerkezli solun Kuzey Afrika’da yaşanılanların devrim olarak algılaması ve bu şekilde yansıtmasının Balkanlı marksistleri hayli etkilediğini söylememiz mümkün. Reel sosyalizmin çözülüşü ve bu sürecin yaşandığı Doğu Avrupa ülkelerinden daha ağır bir süreç yaşayan eski Yugoslav ülkelerindeki sol örgüt ve partiler ideolojik ve yapısal istikrarı hala yakalayabilmiş değiller. Dolayısıyla bu coğrafyadaki marksistler dünyayı uzun zamandır Batı medyasından ya da Avromerkezli sol yayınlardan takip edebiliyorlar.

Bu noktada yeni yeni kendi gündemlerini oluşturmaya çalışan, sınıfla yeniden buluşan, senelerdir milyonlarca insanın hayatını cehenneme çeviren şovenist kışkırtmalara karşı başını dikleştiren Balkan solu bu ideolojik yönlendirmeyle “Acaba bizde de olur mu?” yanılsamasına giriyor. Tunus’ta “devrimin ikinci dalgası”nı bekleyen Dördüncü Enternasyonel, İspanya İç Savaşı’ndan bu yana vazgeçmediği “abartma” huyundan bir türlü vazgeçemiyor. Aynı kafa Balkanlar’ı da bu dalganın içinde görmeye müsait.

Hayal etmek kötü bir şey değildir. Bilakis, insana özgü, insanı aydınlatan bir süreçtir. Hayal kurmakla, hayalleri gerçek gibi görmek arasında fark var. Hayaleri gerçek, varolan durum olarak algılamaya başladığımız zaman ortaya çıkan durum bir yandan trajedidir, öte yandan da komedidir. Marksistler traji-komedinin siyasi öznesi olmayı hakketmiyor.

Balkan Devrimi, onlarca halkın bu güzel topraklarda yeniden kardeş kardeşe yaşadığı bir coğrafya hepimizin hayali. Bu hayali gerçekliğe dönüştürmek isteyen Balkanlı marksistlerin son dönemlerde yaptıkları işler ve girişimler de incelenmesi gereken, önemli girişimler. Bu yazının ilk paragrafında özetlediğimiz, SoL Portal’da geçtiğimiz haftalarda sizlere de iletilen haberlerden anlaşılan, Balkanlar’ın üzerindeki ölü toprağını silkmeye başladığıdır.

1) Ortadoğu'da Devrim Falan Yok - Kemal Okuyan
seyif isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 27. February 2011, 17:13   #18
dahilaga
Stražar Za Seljake
 
dahilaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 399
Seljak 134 Mesaj için 349 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 1 times
Seljak 11 Mesajda 13 Defa Eksilendi!
dahilaga is on a distinguished road
Cevap: soL'dan Yugoslavya Yazıları

Slovenya neden bu tartışmaların ve gündemin tamamen dışında..

Alın size munafık sorusu..
dahilaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Eğer var ise yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:20 .


Powered by V Bulletin Version 3.6.8
Designed By balkanskidom
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.