Balkanskidom - Göç edemeyeceğiniz tek adres...  

Geri git   Balkanskidom - Göç edemeyeceğiniz tek adres... > Dom altında her şey yerli yerinde > Seljak muhabbeti > Balkanlarda Gündem
Yardım Seljak Listesi Radio and TV Forumları Okundu Kabul Et

Balkanlarda Gündem Avrupanın kaynayan bir türlü soğumayan topraklarında neler oluyor...gündemde neler var?

   

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 9. April 2011, 14:52   #1
seyif
vojvodinka
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Mesajlar: 551
Seljak 255 Mesaj için 436 Teşekkür aldı.
Seljak 3 Mesajda 4 Defa Eksilendi!
seyif is on a distinguished road
Bosna'da son durumlar

wikileaks belgeleri aciklandiginda su haberi gorunce cok uzulmustum;

"Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Sırbistan’la Bosna’nın yakınlaşmasını sağlamak için Bosna’yı “soykırımdan bahsetmemeye” ikna etmiş.

Wikileaks tarafından yayınlanan ve 25 Şubat 2010’da ABD’nin Türkiye büyükelçiliğinden gönderilen belgede, Türkiye’nin Balkanlar politikasına dair bir ayrıntı göze çarpıyor.

Belgeye göre Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, AKP hükümetinin, Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi Balkanlar’dan, özellikle de Bosna’dan yalıtma politikasına direnme kararlılığını dile getirdi.

Sinirlioğlu, Türkiye’nin Balkanlar’daki kısa vadeli hedefini Bosna ve Sırbistan arasında yakınlaşmayı sağlamak olarak tarif etti.

Sinirlioğlu, belgeye göre Amerikalılar’a, bu belgenin tarihinden birkaç gün önce Ankara’ya gelen Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Haris Slajdzic’i “Sırplar’ın yaptığı soykırımdan bahsetmeyi bırakmaya” ikna ettiklerini söyledi."


dogrusu disisleri bakanligi'nin bosna konusunda gorunuste ayri alttan alta ayri davrandigini dusunuyorum ve c. karan gibi iyimser degilim. asagidaki yazida gecen su ifade de beni iskillendirdi.

"Ben en son genç İzzetbegoviçi B92 adlı Sırp radyosunda Boşnakların Sırpları katletmesinden ötürü özür dilerken işittim."

masum bosnaklar kadar masum sirplarin da katledilmesine hepimiz karsiydik, karsi olduk ama bayram degil seyran degil kim kimi niye opuyor?

http://www.haberturk.com/yazarlar/ce...bosnada-kalmak

Ceyda Karan

Lübnan’dayım, kalbim Bosna’da kaldı

Lübnandayım ama kalbim Bosnada kaldı. Ortadoğu ve Kuzey Afrikanın tozu dumanıyla uğraşırken, “Bizim için İstanbul ne ise Saraybosna o” diyerek sahip çıktığımız Bosna Hersek çatırdamakta. Seçimlerin düzenlendiği ekimden bu yana hükümetin kurulamadığı Bosnada ‘Hırvat isyanıyla karşıyayız. Üç etnisite ile iki devletçikten oluşan Bosna Hersekin Sırplarının körüklemesi, Avrupalıların seyretmesiyle parçalanma yolunda adeta ‘sonun başlangıcına geliniyor. Üstelik Balkanların ve belki de Avrupanın en ılımlı insanları olan Boşnakların üzerine uydurulmaya çalışıyan ‘radikal İslamcılık giysisi eşliğinde…

BİR HIRVATA OY VEREN BOŞNAK SORUMLU TUTULURSA!
3 Ekimde seçimlerde Boşnaklarla Hırvatları buluşturan BH Federasyonu ile Sırp Cumhuriyeti (Republica Serbska) hükümetlerinin yanı sıra üç entiteyi temsil eden üçlü başkanlık konseyi ile BH Federasyonundaki 10 kantonun yönetimi için seçimlere gidildi. Ancak 1995te imzalanan, savaşı durdururken, anlamlı bir barışı da, egemen bir devleti de tesis edemeyen Dayton anlaşmasının yarattığı milliyetçi retoriğe dayalı karmaşık idari sistemde bu seçimler ayrılıkları daha da perçinlemekten öte bir işe yaramadı. BH Devlet Başkanlığı 8 ayda bir yapılan rotasyonla yürütülüyor. Sırasıyla, Sırp, Hırvat ve Boşnak Başkanlık Konseyi üyeleri BH Devlet Başkanı görevini üstleniyorlar. Sırp Cumhuriyetindeki vatandaşlar kendi üyelerini kendileri seçiyor. SC Başbakanı olan aşırı milliyetçi Milorad Dodik liderliğindeki SNSD (Bağımsız Sosyal Demokratlar Birliği) adayı Neboyşa Radmanoviç, SCdeki oyların %49,9unu alarak yeniden seçildi. İki ayrı entite olarak Hırvat ve Boşnak seçmenlerin aynı sandıkta oy kullandığı Bosna Hersek Federasyonunda, oyların yüzde 34,65ini alan SDA (Demokratik Eylem Partisi) adayı, Bosnanın ilk devlet başkanı Alija İzzetbegoviçin oğlu Bakir İzzetbegoviç de Boşnakları temsil etmeye hak kazandı. Konseyin üçüncü üyesi ise Hırvatların yanı sıra Boşnakların da büyük oranda oylarıyla, savaşta Cumhuriyet Ordusu saflarındaki mücadelesiyle ‘Altın Zambak nişanı almış SDP (Sosyal Demokrat Parti) adayı Zeljko Komsiç oldu. Komsiç yüzde 61 oranıyla yeniden seçildi. Kanton seçimlerine gelince... SDP 10 kantonun beşinde başarı kaydetse de Boşnak sağ partilerinin oylarının bölünmesi, Hırvat milliyetçilerine yaradı. Özellikle milliyetçi HDZ ve ondan kopmuş HDZ1990a. Seçimlerden bu yana Hırvat milliyetçileri, Komsiçin kendilerini temsil etmediği, federasyonda eşit düzeyde temsil edilmediklerini iddia ediyor. İşin ironik yanı elbette bir Hırvat adaya oy verdikleri için Boşnakları sorumlu tutuyor olmaları!

HIRVATLARA TAVİZ ÜSTÜNE TAVİZ DE İŞE YARAMADI
Geçen altı ayda Dodik liderliğindeki Sırplar hükümetlerini kurdu. Ancak BH Federasyonunda işler yolunda gitmedi. Üç etnisiteyi de barındırdığından geniş tabanlı, temsil yeteneği olan ve reformları hayata geçirmek için umut vaad eden SDAnın lideri Zlatko Lagumcianın ayağına Hırvat milliyetçileri dolandı. 10 kantondan 3ünde federasyona hangi temsilcinin atanacağı anayasal yükümlülük olmasına rağmen bildirilmedi. Bunun üzerine Bosnanın uluslararası hakemlik görevi bulunan Yüksek Temsilcisi Valentin Inzko, HDZ ile HDZ1990a önemli tavizler içeren bir uzlaşma sundu. Federasyonda Hırvatların kontenjanına ayrılan beş bakanlıktan 4ünü, ana devlette de üç bakanlıktan 2sini... İki parti de kendilerinin aldığı 165 binlik oya karşılık 60 bin oy almış iki küçük Hırvat partisinin kalan iki koltuğu almasına bile kabul etmedi ve federasyonda 5te 5te, ana devlette de 3te 3 oranlarında direttiler. Hırvatlara ayrıca federasyon başkanlığı ve ana devletin bakanlar kurulu başkanlığı, yani başbakanlık teklif edilse de inatları kırılamadı. Dertleri Komsiçin Boşnakların da oylarıyla seçilmesi elbette. Bu durumu Başkanlık Konseyinde Boşnakların sanki iki temsilcisi varmış gibi sundular. Ve tıpkı Bosna Sırp Cumhuriyetindeki gibi Hırvat toplumunun sadece Hırvat adaylara oy atmasını sağlayacak bir formülde direttiler. Kendi içlerindeki bölünmüşlüğün sorumluluğunu Boşnakların üstüne attılar.

INZKOYU İTİBARSIZLAŞTIRMA ÇABASI
Sonunda bütün işleyişin durduğunu gören Inzko, SDA öncülüğünde matematiksel çoğunluk taşıyan hükümet formülünü onayladı. Heyhat! Hırvatlar konuyu Merkezi Seçim Komisyonuna taşıdılar. Komisyon da Hırvatların temsilinde ‘sıkıntı bulunduğuna hükmetti. Inzko diretip Bonn yetkilerini kullanarak komisyonun kararını askıya aldı. HDZ buna olayı Anayasa Mahkemesine taşıyıp, Yüksek Temsilcinin yetkilerinin meşruiyetini sorgulatarak yanıt verdi. Tam mahkeme karar verecekken bir yandan olumsuz karar çıkma olasılığının yüksek olması, diğer yandan da Inzkoyu gereksiz yere yetki aşımına giden yabancı gibi göstermek için başvurularını geri çektiler. Zaten AB, halihazırda hem BM hem AB şapkası bulunan Inzkoyu Bosnadaki siyasete karışamayacak duruma getirecek şekilde Viyanada kızağa çekip yeni bir AB temsilciliği oluşturmaya hazırlanırken, Hırvatlar oyunu iyi kurmuş görünüyor. Sürece başından beri müdahil olan Almanyanın, Bosnada en yakın durduğu ve en büyük baskı gücüne sahip olduğu etnik grup olan Hırvatları bir türlü ikna edememesine ne demeli bilmem!

HIRVATLARIN SIRTINI SIVAZLAYAN DODİKTEN BAŞKASI DEĞİL
Şimdilik federasyon hükümeti SDA, İzzetbegoviçin partisi ve iki küçük Hırvat partisi olmak üzere 4 partinin katılımıyla 17 Martta oluşturuldu. Sırada ana devlet var. Lakin milliyetçi Hırvatlar ayrılık yoluna direksiyon kırdı bir kere! HDZ ve HDZ-1990ın acil bir hedefi var: Hırvatların belirleyici olduğu üçüncü bir entite yaratmak. Ve muhtemelen bu entiteyi elde ettikten sonra ayrılıp Hırvatistanla birleşmek. Peki en büyük destekçileri kim dersiniz? Dodik elbette! Bosnalı Sırp lideri, kendi ayrılık davasını da destekleyecek şekilde Hırvatların sırtını sıvazlamakla meşgul.

JOSİPOVİÇİN AYIBI
Bosnalı Hırvatların gözünü diktiği Hırvatistandan gelen haberler ise ayrılığın zemininin ne menem biçimde hazırlanmaya çalışılacağına işaret. Zira yaşananların üstüne Hırvatistan Devlet Başkanı Ivo Josipoviç tüy dikti. Son dönemde Dodik ile sıkı fıkı görünen Josipoviç nasıl becerdiyse Boşnakları Libyada olup bitenlere bağladı. Josipoviç, “Özellikle en hassas durumda olan bizleriz çünkü pek çok Müslümanın yaşadığı Bosna ile aynı sınırı paylaşıyoruz. Ve umarım bu çatışma, özellikle Libyadaki, Bosna ve komşu ülkelerdeki farklı ulusların ilişkilerini etkilemez” deyiverdi! Bosna Hersekin en yapıcı etnik grubunu oluşturan Boşnaklar derhal ‘radikal İslamla bağlantılandırıldı! Şimdiden Avrupa basınında Daytonın daha fazla devam edemeyeceği, bölünmenin kaçınılmaz olduğuna dair makaleler eksik olmazken, Boşnakların ülkenin bölünmesini önlemek için silahlanacağı söylentilerinin yaratılması boşuna olmasa gerek!

YANITI VEREN SLADCİÇ
Josipoviçin bu çıkışı karşısında Boşnakları temsille mükellef Bakir İzzetbegoviç ses etti mi, bilmem. Ben en son genç İzzetbegoviçi B92 adlı Sırp radyosunda Boşnakların Sırpları katletmesinden ötürü özür dilerken işittim. Josipoviçin Boşnakları sanki uzaydan gelmiş konuklar düzeyine indirgeyen çıkışına en güçlü yanıtı veren ise bir önceki Başkanlık Konseyinin Boşnak temsilcisi Haris Sladciçten başkası değil! Boşnakların mücadelesinin sembol ismi olan Slaciçin lideri olduğu BiHin açıklamasında, Boşnakların çok etnili çok dinli bu coğrafyanın yüzyıllardır yerlileri olduğu, kimseye saldırmadıkları halde katliam ve soykırıma uğratıldıkları belirtilirken; 1992-1995teki kanlı iç savaş sırasında Boşnaklar tecrit haldeyken yardıma koşan bir takım İslamcı grupların bölgeye girebileceği kapıları da milliyetçi Franjo Tudjmanın Hırvatistanının tuttuğu anımsatıldı.

DAVUTOĞLU FARKINDA OLSA GEREK...
Kıssadan hisse… İnsan Bosnayı savaşla, katliamla becerilemeyen bölüşme operasyonunun tam da herkes Ortadoğu ile meşgulken yapılmaya çalışıldığı gibi bir hissiyata kapılmadan edemiyor. Şimdilik tek teselli Amerikalıların başları bu denli kalabalıkken, Balkanlarda yeni gürültü patırtıya tahammüllerinin bulunmaması olsa gerek! Bosnayı Avrupa-Atlantik perspektifiyle birlik ve bütünlük içinde tutmaya gayret eden Türkiyeye gelince... Ortadoğudaki yangına su taşıma çabasındaki Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu da olup bitenlerin farkında olmalı ki Saraybosna ziyaretini geçtiğimiz haftaki programına dahil etti. Lakin rotayı Suriyeye çevirmek durumunda kaldı. Kısa süre içinde soluğu Saraybosnada alacağına şüphem yok. Lakin Boşnakların hani neredeyse tek dayanağı olan Türkiyenin Bosna Hersekin üniter yapısıyla ABye üye olmasını arzulamasının kafi gelmediği de ortada…
seyif isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 9. April 2011, 16:25   #2
putnik
Drugi seljak
 
putnik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 199
Seljak 103 Mesaj için 216 Teşekkür aldı.
Seljak 2 Mesajda 2 Defa Eksilendi!
putnik is on a distinguished road
Cevap: Bosna'da son durumlar

Alıntı:
seyif´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
"Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Sırbistan’la Bosna’nın yakınlaşmasını sağlamak için Bosna’yı “soykırımdan bahsetmemeye” ikna etmiş.
Bugün bunlara ikna etmeye çalışan ilerde Boşnaklar için "siz zaten müslüman olan Sırplarsınız, ortada soykırım falan da yok zaten" der. Desenize Kusturica'lar artmış da haberimiz yokmuş. Avrupa ülkelerinin Ermenistan ile Türkiye arasını düzeltme girişimleri esnasında Ermenistan'a da "soykırımdan bahsetmeme" benzeri ikna çabaları olmuş mu? Hiç sanmıyorum, yanılıyorsam şayet Ermenistan'daki Soykırım Anıtında çekilen Avrupalı liderlerin fotoğrafları photoshop olmalı.

Konu putnik tarafından (9. April 2011 Saat 16:36 ) değiştirilmiştir..
putnik isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 1. May 2011, 19:18   #3
seyif
vojvodinka
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Mesajlar: 551
Seljak 255 Mesaj için 436 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 2 times
Seljak 3 Mesajda 4 Defa Eksilendi!
seyif is on a distinguished road
Cevap: Bosna'da son durumlar

Yedi aydır bir türlü hükümet kurulamayan Bosna'da siyasi kriz giderek büyüyor.

Geçtiğimiz Ekim ayında yapılan seçimlerden bu yana yedi ay geçmiş olmasına rağmen Bosna-Hersek’in Boşnak-Hırvat Federasyon kesiminde hükümetin kurulamamış olması, Dayton Anlaşması’nın lağvedilmesini isteyen Sırp Cumhuriyeti liderlerini harekete geçirdi. Bir yandan da Hırvat siyasetçiler de ikiye bölünmüş Bosna’nın üçe bölünerek kendilerine de idari yetkilerin verilmesini talep ediyorlar.

Sırp Cumhuriyeti liderleri Haziran ayında Bosna-Hersek’teki Dayton Barış Anlaşması’nın yükümlülüklerinin yerine getirilmesini kontrol eden ve hükümetler üstü imtiyazlara sahip olan AB Yüksek Temsilcilik’in yetkilerinin sorgulandığı bir referandum düzenlemeyi düşünüyor. SC’li liderlerin bu girişimi Yüksek Temsilci Valentin İnzko ve halen Avrupa ve Orta Asya’dan Sorumlu Avrupa Dış Faaliyetler Servisi İdari Direktörü görevinde bulunan eski Yüksek Temsilci Miroslav Lajcak tarafından şiddetle protesto edildi.

Öte yandan, geçtiğimiz hafta 18 Nisan Salı günü Mostar’da düzenlenen bir toplantıda bir araya gelen Bosnalı Hırvat partiler halen Boşnaklarla Hırvatların oluşturduğu Bosna-Hersek Federasyonu ve SC olarak ikiye bölünmüş olan ülkenin üçe bölünmesini ve Hırvat ve Boşnak idari birimlerinin de birbirlerinden ayrılmasını talep ettiklerini duyurdular. Bu girişim SC liderleri tarafından desteklenirken Boşnak siyasetçiler tarafından protesto edildi.

http://haber.sol.org.tr/dunyadan/bos...r-haberi-42066
seyif isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 2. May 2011, 10:46   #4
Travnik
Cetvrti Seljak
 
Üyelik tarihi: Apr 2011
Mesajlar: 3
Seljak 1 Mesaj için 1 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 1 times
Seljak 0 Mesajda 0 Defa Eksilendi!
Travnik is on a distinguished road
Cevap: Bosna'da son durumlar

Bilindik hikayedir ağa ile ırgat'ın 'biz bu b..u niye yedik' hikayesi.

Dayton'dan onaltı yıl sonra gelinen nokta bu ise, şimdi AB'ye sorma zamanı değil midir?

Hep beraber bu b..u niye yedik?..
Travnik isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 5. May 2011, 19:34   #5
seyif
vojvodinka
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Mesajlar: 551
Seljak 255 Mesaj için 436 Teşekkür aldı.
Seljak 3 Mesajda 4 Defa Eksilendi!
seyif is on a distinguished road
Cevap: Bosna'da son durumlar

Bosnalı Sırplar'dan 'mahkeme' oyunu

Bosna Sırp Cumhuriyeti'nde ''devlet seviyesindeki mahkeme ve savcılık yetkilerinin otonom yapılara devredilmesi'' için referandum düzenleme kararı, resmi gazetede yayımlandı.

Karar, Bosnalı Sırplar'ın "kendilerine karşı önyargılı olduğunu" iddia ettikleri uluslararası savaş suçları mahkemelerini devreden çıkarmayı hedefliyor.

Bosna Sırp Cumhuriyeti Resmi Gazetesi Müdürü Proko Dragosavlyeviç, gazetecilere yaptığı açıklamada, Halk Meclisince 13 Nisanda alınan referandum kararının, gazetenin dünkü sayısında yayımlandığını ifade etti.

Kararın, resmi gazetede yayımlandığı günden itibaren 8 gün sonra yürürlüğe gireceğini ifade eden Dragosavlyevişç, ''Karar yürürlüğe girdikten 45 gün sonra referandum tarihi belirlenecek. Referandum, Bosna Sırp Cumhuriyeti'nin tamamında düzenlenecek'' dedi.

Bu arada, Banya Luka kentinin en işlek caddelerine, çeşitli sivil toplum örgütlerince, Bosnalı Sırpları referanduma katılmaya davet eden posterler asıldı.

''Sırp Halk Hareketi-Seçim Bizimdir'' adlı sivil toplum örgütünün yaptığı yazılı açıklamada ise ''Sırp Cumhuriyeti'nde referandum yapılabilmesi 'egemenliğin' göstergesidir. Bu nedenle alınan karardan çok mutluyuz'' ifadesine yer verildi.

AB'NİN YÜKSEK TEMSİLCİLİĞİ TEPKİ GÖSTERDİ

AB'nin Bosna-Hersek Yüksek Temsilciliği (OHR) tarafından yapılan yazılı açıklamada ise referandum kararının, Bosna Sırp Cumhuriyeti tarafından geri çekilmesinin beklendiği kaydedildi.

Açıklamada, ''Bosna Sırp Cumhuriyeti'ndeki yetkililerin yaptıkları hareketleri bir daha gözden geçirilmeleri için zaman daraldı. Uluslararası toplum, Bosna Sırp Cumhuriyeti'nin bu referandumuna seyirci kalamaz. Çünkü bu hareket Dayton Barış Antlaşması, Bosna Hersek Anayasası ve devletin kurumlarına bir saldırıdır'' ifadesi kullanıldı.

Bosna Sırp Cumhuriyeti'nin entitelere (otonom yapılara) verilen yetki alanı dışındaki bir konu hakkında referandum düzenleyemeyeceği vurgulanan açıklamada, ''Referandum kararının, 1995'te ülkeye barış getiren Dayton Antlaşması'na aykırı'' olduğu belirtildi.

Sırp lider Milorad Dodik'in talebi üzerine, Bosna Sırp Cumhuriyeti'nin 2 meclisinden biri olan Halk Mecisi, 13 Nisanda devlet seviyesindeki mahkeme ve savcılığın yetkilerinin otonom yapılara devredilmesi ve bu kurumların yeniden yapılanması konusunda referandum düzenlenmesi için karar almıştı.

Bu karara, AB yetkilileri, AB'nin Bosna Hersek'teki Yüksek Temsilcisi Valentin Inzko, Bosna-Hersek Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi'nin Boşnak üyesi Bakir İzzetbegoviç ve Hırvat üye Jelyko Komşiç tepki göstermişti.

Kaynak: dunyabulteni.net
seyif isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Eğer var ise yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Bosna'da Birlik mi Bölünme mi? ilker burak Haberler 0 6. October 2010 08:07
Bosna'da Katliam Yaptı sami savaş Bosna Tarihi 0 6. May 2010 13:40


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:38 .


Powered by V Bulletin Version 3.6.8
Designed By balkanskidom
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.