Balkanskidom - Göç edemeyeceğiniz tek adres...  

Geri git   Balkanskidom - Göç edemeyeceğiniz tek adres... > Dom altında her şey yerli yerinde > Seljak muhabbeti > Münazara, Münakaşa, Felsefe ve Edebiyat
Yardım Seljak Listesi Radio and TV Forumları Okundu Kabul Et

Münazara, Münakaşa, Felsefe ve Edebiyat Balkanlarda felsefe ve edebiyat...Münazara da mümkün tabi...

   

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 19. February 2011, 02:08   #1
balzac
Prvi seljak
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 39
Seljak 4 Mesaj için 7 Teşekkür aldı.
Seljak 0 Mesajda 0 Defa Eksilendi!
balzac is on a distinguished road
para seçim

Doğal Değil, Sermaye Seçimi!
Tahir Musa Ceylan
Koşullara uyum kuş için yuva kurmak, gül için suya kavuşmaksa, benim için de bayramdan bayrama tıraş olmaktır. Kuş için sığınmak, gül için susamak, benim için de bayramlaşmak önemlidir çünkü, bizi, önemliler belirler, güçlüler seçer.

Eskiden güçlü olan doğaydı, o zaman tabi ki canlılar kendini doğaya beğendirmek zorundaydı; şimdiyse köpeklerin bile doğayı iplediği yok, aşı olup onun tehditlerinden korunuyorlar, insana yaltaklanmak yetiyor onlara; doğaya kalsa yoksa, madenlerin küçük deliklerindeki fareleri yakalasın diye yetiştirilmiş ve sonradan sahiplerine aşık olmalarıyla tanınmış on beş santim boyunda, iki buçuk kilo ağırlığında Yorkshire Terrier’ler, bir arşınlık boyları ve otuz kiloluk yapılarıyla burnundan değil, kuyruğundan kıl aldırmayan Fransız Puanterleri’nin önüne nasıl geçebilirdi ki? Belli ki köpeği doğa değil insan seçiyor.

Köpekler bile doğal seçimden çıkmışsa, insan haydi haydi çıkmıştır, o zaman insan hangi özelliğiyle seçilmektedir? İş ilanlarına bakarsak insanın nasıl seçildiğini anlıyoruz: Oktavı geniş bir sese sahip şarkıcı köpekler gibi İngilizce, İspanyolca, Rusça bilen, iz süren Gaskonya Basesi gibi sabırla araştıran, has bir Alman Spanyeli’nin avını kaldırması gibi tam zamanında pazara saldıran, sadık bir İngiliz Labrador’u gibi hasılatı toplayıp patronun önüne eksiksiz bırakan, hem saldırgan, hırsız ve asi hem de ağırbaşlı, dürüst ve sabi olabilen, sahip olduğu özellikleri ihtiyaç duyulduğunda anında kullanıma sokan, ayarlı bir pense gibi her çapta ankoşlu somunu sıkmaya yarayan, binlerce kişinin içinden ayıklanmış “gerçek bir profesyonel!” Jack London “Tanrılar ve Köpekler”de, bir köpek için benzer şeyler söyler: “Jerry, soylu ve bağışlayıcı bir köpekti, doğa tarafından böyle ayıklanmıştı” der!

Köpeklerin elli milyon yıllık evrimi var, profesyonellerinse, sermayenin seçiminde henüz yüz yıllık bir geçmişi. Doğal seçim yerine geçmiş parasal seçim, daha çok su kaldırsa da, her insan bir profesyonel, her profesyonel, özdirenci düşük “executive” bir iletken olana kadar insanın evrimi sürer, en başta bazı yalıtkanların işi görülmek, sonra da iletkenlerle hesap kesilmek üzere, insanın evrimi fazla uzak olmayan bir gelecekte biter; milyarlarca insan, tepedeki azınlıktan bir nehrin aniden yeraltına girmesi gibi kopar ve sahne kapanır.



Bana göre sermaye seçerken zekayı değil, iletkenliği arıyor; executive bir iletkenin(1) önemli özelliği, farklı noktalara, farklı hızda ve eşzamanda bilgi, veri ve motivasyon aktarımında bulunabilmesidir. İlginç olarak önbeynin arka yan tarafı(DLPFC)’nda bulunan ve sanki su tesisatlarında manşon denilen ve iki yönlü olarak her boruya geçen ekleme bilezikleri gibi iş gören GABA arasinirleri üzerinde yerleşik Dopamin 4 alıcısı(reseptörü) fazla olan kişiler, evrimsel olarak kırk elli kuşaktır öncelikli olarak seçilmeye başlamıştır; beyindeki GABA nöronları, benim “executive” iletkenler dediğim patronun hırsını piyasaya yansıtan, piyasanın durumunu patrona aktaran şirketlerdeki CEO’lara birebir uyuyor. Beyindeki DLPFC bölgesi, insanın günlük işlerini icra eden, yürüten(executive) özel bölgedir. Nasıl bilgisayarın “hard diski”ne insanda beyin karşılık gelirse, RAM hafızasına da DLPFC karşılık gelir ve ortaçağın erken dönemindeki köy derebeyleri, geç dönemindeki senyörler, Fransız ihtilaliyle burjuvalar, sonra patronlar ve onların profesyonelleri hep D4 alıcıları fazla olanların arasından, doğa tarafından değil sistem tarfından seçilmiştir. Sistem, ileticilik ve yürütücülük potansiyeli yüksek, dolayısıyla D4’ü bol olanları seçerken, doğa, motivasyonu yani D2’si ve bilişsel işlevleri, yani D1’i yüksek olanları seçmiştir muhtemelen. Doğa, yüz binlerce kişiyi on bin kilometre yürütme becerisi gösteren müthiş bir motivasyonun sahibi Mao Çe Tung ile yaşamı boyunca 1093 patent almış olan Edison’u ilk elden seçerken, sistemi yürütenler bu seçimleri muhtemelen doğru bulmamıştı. Telefonu geliştirmek için destek isteyen Edison’a işadamları evet demeyince, o da hepsine “Göreceksiniz siz desteklemeseniz de bir gün her şehirde telefon olacaktır” demesi gösteriyor ki, bu eşsiz mucit, sistem tarafından o kadar da benimsenmemişti. ABD’nin Formoza ve Kore’de Mao’yla mücadelesi de hatıralardan silinmiş değildir. Sermaye, doğru seçim yapsaydı eğer, dünyanın gördüğü en yaratıcı düşünce üreticilerinden Nietzsche, muhafazakarlığa beş yüz milyon tonluk bir demir rezervi gibi gömülmüş Almanya’yı adam etme peşinde koşarken geçen yüzyılın sonunda Torino’da çıldırmazdı. Anlaşılıyor ki, doğru tercihli doğal seçim rafa kalktı, yerine sermayenin seçimi başladı
http://www.aylakbilgi.com/
__________________
“güzelde nesnel bir nitelik vardır ama bu niteliğin göstergesi bizim bakışımızla verdiğimiz onaydır”
balzac isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Eğer var ise yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:20 .


Powered by V Bulletin Version 3.6.8
Designed By balkanskidom
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.