Balkanskidom - Göç edemeyeceğiniz tek adres...  

Geri git   Balkanskidom - Göç edemeyeceğiniz tek adres... > Dom altında her şey yerli yerinde > Seljak muhabbeti > Haberler
Yardım Seljak Listesi Radio and TV Forumları Okundu Kabul Et

Haberler Dünya üzerine neler olup bitiyor?

   

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 1. November 2007, 09:06   #1
vodolia
Seljak Sa Macugom
 
vodolia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 1.870
Seljak 438 Mesaj için 1.456 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 2 times
Seljak 4 Mesajda 4 Defa Eksilendi!
vodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutar
Memleketten Haber Var

TRT'nin ''Memleketten Haber Var'' adlı programını bu haftaki konusu Kosova'daki seçimler, Kosova ve Balkanlar üzerine olacaktır..

''Memleketten Haber Var''
TRTİNT
1 KASIM 2007 PERŞEMBE
SAAT 18:30 (Türkiye Saati)

Programda ayrıca ilk ikisi Atatürk zamanında(1935-1936) yapılmış olan ve 3.'sü 24-29 Ekim tarihleride İzmir'de düzenlenen Balkan Halk Dansları Festivalinden görüntüler de olacakmış

Konu vodolia tarafından (1. November 2007 Saat 09:14 ) değiştirilmiştir.. Sebep: ek
vodolia isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 7. November 2007, 15:28   #2
vodolia
Seljak Sa Macugom
 
vodolia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 1.870
Seljak 438 Mesaj için 1.456 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 1 times
Seljak 4 Mesajda 4 Defa Eksilendi!
vodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutar
Cevap: Memleketten Haber Var

8 Kasım 2007 de TRT-INT Televizyonu'nda Türkiye Saati ile 18:30 da yayınlanacak olan 'MEMLEKETTEN HABER VAR' Programında konumuz; Kosova Türkleri , Kasım ayında gerçekleşecek olan Kosova seçimleri, Kosova Demokratik Türk Partisi'nin Kosova ile ilgili çalışmaları, Kosova'nın geleceği ile ilgili projeleri, hedefleri olacak.
Konuklarımız ise; KDTP Milletvekili Adayı Sayın Enis Kervan, şu anda Kosova Kültür Bakanlığı Siyasi Danışmanı olarak görev yapmakta ve
KDTP Milletvekili Adayı Sayın Refika Sülçevsi ise Kosova Arşivinde Osmanlı Arşivi Sorumlusu olarak görev yapmaktadır.,
.
Programa canlı telefon bağlantısı ile katılmak isterseniz:
Türkiye dışından +90 232 411 45 00
Türkiye içinden 232 411 45 00 nolu telefonları arayabilirsiniz.
Ayrıca programda işlenmesini istediğiniz konular ve program ile ilgili görüş ve düşünceleriniz için:
memlekettenhabervar @trt.net. tr

aysegul.aran@ trt.net.tr adlı adreslere elektronik postalarınızı bekleriz.

Saygı ve Selamlarımla
Ayşegül Aran
vodolia isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 31. January 2008, 16:16   #3
vodolia
Seljak Sa Macugom
 
vodolia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 1.870
Seljak 438 Mesaj için 1.456 Teşekkür aldı.
Seljak 4 Mesajda 4 Defa Eksilendi!
vodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutar
Cevap: Memleketten Haber Var

Merhabalar

Bugün MEMLEKETTEN HABER VAR konuğumuz Sayın Osman KARATAY kendisi ile Balkanlar üzerine çalışmaları özellikle Bosna Hersek hakkında konuşacağız.
Konuğumuzun Yayınlarından bazıları:
(Ba'de Harab'il Bosna (1997), Kosova Kanlı Ova (1998), Balkanların Gülen Çehresi (1999), Hırvat Ulusunun Oluşumu: Erken Ortaçağ'da Türk-Hırvat İlişkileri (2000), Bosna-Hersek Barış Süreci (2002), İran ile Turan: Hayali Milletler Çağında Avrasya ve Ortadoğu (2003), In Search of the Lost Tribe: The Origins and Making of the Croatian Nation (2003), İsyanın Ülkesi Karadağ (2005).

Saygı ve Selamlarımla
AYŞEGÜL ARAN

memlekettenhabervar @trt.net. tr

00 90 232 411 45 00
0 232 411 45 00
__________________
umornom je srcu predah,ono sto se zove sevdah....
vodolia isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 16. July 2008, 08:22   #4
vodolia
Seljak Sa Macugom
 
vodolia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 1.870
Seljak 438 Mesaj için 1.456 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 3 times
Seljak 4 Mesajda 4 Defa Eksilendi!
vodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutarvodolia de yetenek var...yürü be seni kim tutar
Cevap: Memleketten Haber Var

sn.Ayşegül Aran'ın üyeliği aktifleştirlmediği için ChatBox'a eklemiş olduğu yazı tarafımca bu başlığa taşınmıştır...

Merhabalar

Bosna Hersek Fahri Konsolosluğu, Türkiye Bosna Hersek Kültür Dernekleri Federasyonu tarafından düzenlenen ziyarete, dokuz basın mensubununda içinde olduğu seksen kişilik bir grup ile katıldık.
2006 yılında yapılan anma ve defin törenine de Bosna Hersek Fahri Konsolosu Sayın Kemal Baysak'ın daveti ile katılmıştım. 2006 yılında yapılan ziyarette Bosna Hersek dışında Sancak ve Karadağ'ı da içine alan bir dizi ziyaretimiz olmuştu.

Aradan yıllar geçse da önceden başlayan bir olayın, hayatınızda nasıl bir yer aldığını gözlemişsinizdir. Bu yıl yaptığımız Srebrenica ziyaretimiz de 2006 yılı ile bağlantı olarak karşıma çıktı, aradan 2 yıl geçmemiş gibi beni sarstı, kendime getirdi, tesadüf değil herşeyin nasıl bir düzen içinde işlediğini bir daha hatırlattı.
Bosna hersek'te bulunduğum süre içersinde 2006 ve 2008 arasında sürekli karşılaştırma yapıyorum.
2 yıl önce gördüğüm yaralı bereli gördüğüm binaların yaraları sarılmış, çevresine yeni binalar yapılmış, sanırım seneye savaştan hiç bir iz kalmayacak. Ruhlarda yer alan savaş izlerini dünden silmeye razı Boşnaklar, gaziler çıkmadığı sürece karşınıza bir de savaş yıllarını anlatan filmlere rastlamadığınız sürece savaşın izleri yok.
Şimdilik Srebrenica da durum farklı. Toplu mezarlar açılıp , cenaze definleri bittiği zaman Srebrenica da unutulacak.
2006 yılında katıldığım anma törenlerinin ruhunu bu yıl hissedemedim.. 2006 da okunan ilahiler sanki yüreğimi delmişti.Bu yıl ise zannedersiniz ki kilise müziği dinliyouz,
ruhumu sarmayınca alıcılarımı kapattım.

Tabutların başında bekleyen genç kızların önceki yıllarda başları örtülü, bu yıl ise açıktı. Bu dini bir tören değil mi? Nedir burada yapılmak istenen? Biz cenaze evine giderken dinimize saygıdan örtümüzü örteriz. Bu organizasyon komitesinin Srebrenica törenleri ile ilgili bir açıklama yapması gerekmez mi?
2006 yılından farklı olarak "savaş karşıtı Sırplar" pankartları çiçekleri ile yerlerini aldılar, bir de Hristiyan din adamları.
İslamiyette kin yok. Allah" kin olan kalpte ben bulunmam" diyor fakat yaşananlardan ders çıkarmayın demiyor.
Saraybosna'da iken 11 Temmuz'un katliam günü olduğunu bilmeseniz, size katliam gününü hatırlatacak afiş, pankart hiçbir şey göremiyorsunuz. Sanki öyle bir şey olmamış.
11 temmuzdan önce, dükkanların camında, köşebaşlarında vb. Srebrenica yı hatırlatacak bir not aradım fakat rastlamadım. 10 Temmuz akşamı gençlerin uğrak mekanlarını dolaştım acaba ne haldeler diye, gençler kör kütük. Diğer zamanlardan bir farkı yok.
Bir mailde, temmuz ayında, Türklerin Bosna'yı ziyaret etmesini isteyen dilekler ve ilginin azlığından şikayet vardı. Oysa Bosna'ya ve Srebrenica'ya gittiğinizde en çok Türklerin ilgi gösterdiğini görüyorsunuz, Bir de yakınlarını kaybeden Boşnakların.
Gözlemlediğim bir başka hususta Saraybosna 2 yıl öncesine ve Mostar'a göre daha pahalı. Saraybosna'da çarşıda Turskaların bir özelliği kalmamış, fakat Mostar'da Turska olmak hala ayrıcalıklı ve dostça.
Bu yıl Srebrenica'da insanlar üzerinde, bir alışılmışlık vardı. Hani Anadolu da genç kızlar ve genç erkekler düğün yerlerinde birbirlerini görür, tanışırlar ya, Srebrenica'ya gelen gençlerde de öyle bir hal gözlemledim.

2006 yılında katıldığımızda, serin bir gölge ararken Akü Fabrikası ile karşılaştık.
Ben daha çok fotoğraf çekme çabası içinde, Akü Fabrikasının kapısında Havva ve Hasan Karakaş'ı bekliyordum. Çok uzun boylu bir genç "eliyle bana çağırma işareti yaptı. Fabrikanın içinde kimse yoktu. Kılık ve kıyafetinden meczup bir etki bıraktığı için arkadaşlarıma çabuk olmalarını söyledim. Havva Hanım ve Hasan Bey geldiğinde, genç önde biz arkada girdik fabrikanın içine.
Duvarlarda kurşuna dizilme izleri, tavanlardan sarkan ipler, vahşet sergiliyor fabrika. genç sürekli arkasına dönüp gelip gelmediğimizi kontrol ederek fabrikanın içinde ilerliyor.
Bizi fabrikanın sol uç köşesinde karanlık bir odaya götürdü. Zifiri karanlık. Ürküntü duyuyor insan. Çakmağını çıkardı duvarları aydınlatmaya çalışıyor. İlk izlenimde zift sanılan akıntılar var duvarlarda, İsa'nın çarmıha gerildiği gibi uzun demir çubuklar var duvarlarda. O demir çubuklara geçirip, işkence ile öldürmüşler o insanları. Yerler ve duvarlarda zift sandığım izler kan. Ziftleşmiş kan, insanlık kan kokuyor. Odanın fabrikanın iç kısmına bakan duvarına bir pencere yapıp, tüfek dayamak için yer yapmışlar.
Havva Boşnakça biliyor fakat nutkun tutulunca ne fayda.
Genç öne düşüyor biz arkada, işkence odalarını aydınlatıyor çakmağı ile. Şeytan resmi yaptıkları odalarda içkilerine meze yapmışlar Boşnakların inlemelerini, korkularını, ızdıraplarını.
Akü fabrikasının, makinalarının yanına götürüyor bizi. Merdivenlerden çıkıyoruz. İnsanları nasıl öldürdüklerini, o makinaların içinde öğütüp, borudan aşağıya akıtıp kamyonlara nasıl yüklediklerini anlatıyor. O gençte o zaman 15 yaşında ,o akü fabrikasının içinde imiş. Korku dolu gözlerine bakamıyor insan, insanlığından utanıyor onun anlattıkları karşısında, biz sefa içinde yaşarken buralarda Onlar Müslüman diye öğütülüyor. Biz Batının mallarını öğütüp onları zengin ederken, Onlar bizim gençlerimizi dün akü fabrikalarında bugünde barlarda öğütüyorlar.
Saygı değer grup üyeleri, Bosna da kafelerde alkollü içkiler meyve sularından daha ucuz.
2006 Srebrenica da akü fabrikasında bize rehberlik eden bu genç, o zaman adını söylemedi, fotoğrafını da çektirmedi, çok korkuyordu. Anlattıkları karşısında şaşkın, çaresiz ne yapacağımızı bilmez haldeyken para vermek istedik, kabul etmedi, çekti gitti.
Kalakaldık fabrikanın içersinde.
Yıl 2008 Bosna değişime açık. Srebrenica değişime açık. Kameraman arkadaş ile Akü fabrikasında çekim yapmak üzere tören alanından çıktık. Fabrikanın yan tarafında bir grup Boşnak kadın gölgeye oturmuşlar. Bir tanesi heyecanlı bir halde geldi bir şeyler anlatıyor, bize birşeyler göstermek istiyor. Çimenlerin üzerine ayağı ile vuruyor, vurdukça toprak sallanıyor. Anlaşılan o ki altında boşluk var. Elleri ile toprağı eşiyor, toprak yumuşak, genişçe bir zemin etrafında sınır çizerek dolaşıyor, anlatıyor, çekimlerini yapıyoruz. Biz de onun dediği yerleri kontrol ediyoruz. Belli ki birşeyler gömülüp üzeri örtülmüş.
Akü fabrikasına giriyoruz. Yıl 2008 duvarlar değiştirilmiş. Boşnakların kurşuna dizildiği duvarlara bugün pencereler yapmışlar, duvar taşlarını değiştirmişler, cam yerleştirmedikleri yerlerin duvar taşlarını değiştirmişler. İşkence odalarında resimlerin üzerini siyah boya ile kapatmışlar. Şaşırıyorum ya karanlık, demir çubuklu oda. Artık bir kısmı aydınlık , çünkü izleri silmek için taktıkları camdan ışık geliyor ve duvarın bir kısmını yıkıp giriş kapısı yapmışlar ve demir çubuklu odanın yanındaki bölüme ziyaretçi defteri koymuşlar. Fabrikanın ortasına savaş zamanını anlatan filmlerin gösterildiği ekranlar yerleştirmişler. İnsanları oyalıyorlar işte oysa o fabrika yalın hali ile çığlık atıyordu. Herşey değişmiş neyin çekimini yapacağız ki düşüncesi ile kameraman arkadaşın yanına gittim. Boşnakça bilen kimse de yok yanımızda.
Kalakaldık fabrikanın ortasında.
Çok uzun boylu bir adam geçti yanımdan, omuzları öne eğik. Baktım ki 2006 da kalakaldığımız yerdeyiz. Karanlık odanın olduğu yere doğru gidiyor. Koşarak gittim arkasından yüzüne baktım "O mu acaba" diyorum. Fotoğrafını da çektirmemişti o zaman. Fakat O idi. İşaretler ile sen beni hatırladın mı dedim.Elimle çakmak işareti yaptım. Çakmağını çıkardı duvara doğru tuttu "tamam tamam" dedi.
Ey Allahım bu ne ki? Adını, dilini nerden geldiğini,bilmediğin insana 2 yıl sonra aynı yerde rastla.Tercümanı tören alanında bırakmıştık. Nasıl anlaşacağız şimdi, döne döne Türkçe bilen birini arıyorum. Türkiye den gelen bir grup fabrikanın içinde, hanımlardan biri yardım ediyor. 2 yıl önce bize fabrikayı gezdiren genç röportajı kabul ediyor, öyle onurlu ve hassas ki tercüman hanıma, insanlar bana bakarken konuşamıyorum diyor usulca.İnsanları dağıtıyoruz oradan anlatıyor bize gördüklerini, başından geçenleri.
Bir ayağı aksayan, bir kolu da bükük bir adam geliyor yanımıza, tercüman "O da konuşmak istiyor" diyor. Bu arkadaşında ayağını, kolunu kırıp, dişlerini sökmüşler, gözlerinin önünde karısına defalarca tecavüz etmişler. Anlatırken tir tir titriyor. Bir kampta kalıyorlarmış şimdi.karımında ruh sağlığı bozuk diyor. Türkiye den gelen gençler bu anlatılanlar karşısında şaşkın,çoğunluğu ağlıyor. Grup yanımızdan ayrılıyor.
Yanımıza biri kız 2 genç daha geliyor. Bunlar Srebrenica'lı. Eşyalarımızı sırtlayıp fabrikanın içine yöneliyorlar. 2006 da gördüğüm makinaların olduğu bölümü demir teller ile çevirmişler, bir geçiş noktası gösteriyorlar bize oradan geçip çekimlerimizi yapıyoruz.
Onlara yardım etmek istediğimizi belirtip adlarını, adreslerini alıyoruz. İçlerinden bir tanesi diğer üçüne yardım etmemizi istiyor, ben idare ediyorum diyor, aslında bence O'nunda ihtiyacı var. Saraybosna'da Merhamet Derneği var Ondan yardım istediniz mi diyorum bilmiyorlar.2006 da karşılaştığımız genç Saraybosna'dan, Sakat kalan Zenica'dan gelmiş, diğeri ise Srebrenica'da yaşıyor.
14 Temmuz dönüş günü Başçarşı'ya gidip kalan paramızı harcamak istiyoruz. Arkadaşlar ile Morica Handa kahvelerimizi içtikten sonra ben onlardan ayrıldım. Kalan parayı caminin kumbarasına koysam diye düşünürken daha önceden girmediğim bir sokağa saptım. Biraz ilerde ise bizim uzun boylu genç. Elinde iki çanta, birinde ekmekler, diğer çanta da ekmek ve plastik bir kap. Aşevinden yemek götürüyor.
Ben çok şaşırdım, sevinçle sebili gösterip foto dedi. Fofoğrafını çektim sebilin yanında. Morica hana kahve içmeye çağırdım. Arkadaşlarımın yanına götürdüm, bir çoğu gıyaben O'nu hikayesini biliyordu. Tercümanlık edecek bir arkadaşımız gelinceye kadar işaretler ile anlaştık. Türkiye Hırvatistan maçına çok sevinmiş onu söylüyor kısmen anlaşıyoruz. Sonra Boşnakça bilen arkadaşımız geldi.
"Bu gencin 2.5 ve 9 yaşlarında 2 kızı varmış, Ayla ve Belma karısının ve kendi annesinin isimlerini koymuşlar. Sırplar babaanneyi diri diri yakmışlar.Kızı okula başladığı zaman çok ağlamış, O'da yanına oturmuş fakat sıraya sığamamış, sınıfın kapısında beklemiş kızı alışıncaya kadar. Büyük kızı annesine küçük kızı O'na çok düşkünmüş, Sabah evden çıkarken çok ağlıyormuş fakat o yanında sürükleyemezmiş." Biz O'nun meczup görüntüsüne bakıp üzülürken o dökük kıyafetlerin altından çıkan yüreğin, sosyal tutumun karşısında ne yapacağımızı bilemez haldeyiz. Yüreğim eziliyor. Kendi aramızda para toplamak için işaretleşiyoruz, erkek arkadaşlardan bir tanesi şaşkınlıkla cüzdanını çıkarıp gence para uzatıyor. Genç ise eliyle hayır işareti yapıp çocuklarının türlü hallerini bizimle paylaşıyor. 11 temmuzda röportaj yaptıktan sonra sigara verme bahanesi ile cebine para koymuştuk. Tercüman arkadaş hem çeviriyor hem ağlıyor "eve giderken çocuğuna patik almış -bunu sana çok uzaklardaki bir teyze gönderdi demiş. O benim için kızkardeşim gibi değerli" diyormuş.
Bu da benim 2006 da başlayan, dün böyle bir olay ile bağlanan Srebrenica anım.
Tarih kültür bağı ile yola çıktığım, acılarla karşılaştığım,yokluk içinde fakat şerefli, onurlu ve yüreği zengin bir aile babasına kardeş olabilme.
Srebrenica'dan Sarayevo'ya dönerken Bosna hersek Dostları Vakfı başkanı Sayın Saffet Erdem aradı. Srebrenica da olduğumu öğrenmiş. Meğer bize tercümanlık yapan hanım Saffet Beyin eşi Ayşe Erdem Hanım imiş. Bu Bosna bu Srebrenica böyle bir yer işte insanları etrafına topluyor. 11 temmuz akşamı Saffet Bey ve eşi Ayşe Hanım ile Başçarşıda buluşup sohbet ettik.

Bosna Hersek Kültür Dernekleri Federasyonu ile birlikte ,7-14 Temmuz 2008 tarihleri arasında Kovaçi Şehitliğini, Vrelo Bosna'yı, Sarayevo Tünelini,Gradacac, Tuzla, Visegrad, Gorazde,Srebrenica,Travnik,Vlasiçka Kuca,Jajce,
Konjic (Fatih Sultan Mehmet Köprüsü) Jablanica (Neretva Köprüsü)
Poçitelj'i (Osmanlı dönemi Bosna Hersek'in en güzel kültür sanat müze şehri)
Blagaj, Buna Nehrinin kaynağı ve Osmanlı döneminden kalan tekke, Mostar' ı ziyaret ettik. Şehitliklerimizi, tarihi eserlerimizi ziyaret edip, dualarımızı hediye ettik.
Kemal Baysak'ın girişimleri ile Bosna Hersek'teki bir çok şehir Ege Bölgesindeki şehirler ile kardeş şehir olmuş. Her gittiğimiz yerin belediye başkanı ve yetkilileri heyetimizi karşılayıp, konuk etmek istiyor. Bizim ise vaktimiz kısıtlı, görmek ziyaret etmek istediğimiz çok yer var. Bosna Hersek'te bulunduğumuz tarihte Ekonomi Odası Başkanı ve Sarayevo Meclis Başkanı ile de görüşmelerimiz oldu. Ekonomi Odası Başkanı Sayın Kemal Grebo, Türk iş adamlarının Bosna Hersek'e ilgisiz kalmasından şikayetçi.Her türlü kolaylığı sağlamak istediklerini ve 5 yıl vergi muafiyetinden söz ettikten sonra Türkiye'ye geldiklerinde,Türkiye Cumhuriyeti Bakanları, Hükümet yetkilileri bizi dinliyorlar vakit ayırıyorlar, iş adamları ise görüşmeleri kısa kesmek istiyorlar. Bosna da kazanamayacaklarını zannediyorlar Avrupa dan gelen firmalar yatırım yapıp kazanıyorlar da Türkler neden kazanamasın üstelik burada Türkiye Malları daha çok rağbet görüyor, tercih ediliyor diyor. Özellikle enerji ile ilgili alana dikkat çekiyor.
Bosna Hersek, ekolojik tarım için mükemmel bir alan, dericilik, orman ürünleri,mobilya,hayvancılık, süt ve süt ürünleri.
Tahminim odur ki Türkiye'den de bir çok kişi gidip orada çalışmak ister.
14 Temmuzda dönüş günü Bosna Havaalanında Sayın Kemal Baysak'a Srebrenica'da karşılaştığımız gençten bahsettim.O'da adını ve adresini aldı. Haftaya yani 21 Temmuz da Bosna'ya geleceğini, o genci ziyaret edeceğini, O'nu Merhamet Derneği'ne götüreceğini söyledi.
Bosna Hersek yetkili makamları , Sayın Kemal Baysak'a "Fahri Hemşerilik Beratı" vermek için, Bosna Hersek ziyareti öncesi davet ettiler. Sayın Kemal Baysak Srebrenica anma ziyareti nedeni ile orada bulunacağını bildirdi fakat 21 Temmuz 2008 de Almanya'dan bir bakana da Kemal Bey ile birlikte bir tören düzenlemişler, hal öyle olunca önümüzdeki hafta yine gitmesi gerekiyor. İyi ki öyle olmuş, bizim genci de ziyaret edecek. Allah O'ndan razı olsun

Saygı ve Selamlarımla
Ayşegül Aran
__________________
umornom je srcu predah,ono sto se zove sevdah....
vodolia isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17. September 2009, 15:27   #5
newulas
Treci seljak
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 15
Seljak 6 Mesaj için 10 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 1 times
Seljak 0 Mesajda 0 Defa Eksilendi!
newulas is on a distinguished road
Cevap: Memleketten Haber Var

Makedonya Türkleri rahatlattı
Makedonya Başbakanı, "Türk azınlığın sorunlarının çözümü için gereken yapılacaktır" dedi.


Makedonya Başbakanı Nikola Gruevski, "Türk azınlığın sorunlarının çözümü için gereken neyse yapılacaktır" dedi.

Başbakan Gruevski, koalisyon hükümetinin ortağı olan Türk Demokratik Partisi'nin dün Gostivar kentinde verdiği iftar yemeğine katıldı.

Gruevski'nin yanı sıra İçişleri Bakanı Godana Yankulovska, Eğitim Bakanı Nikola Todorov, Ulaştırma ve İletişim Bakanı Mile Yanakievski ile çok sayıda milletvekili ve üst düzey bürokratın katıldığı iftar yemeğinde, Türkiye'nin Üsküp Büyükelçisi Arslan Hakkan Okçal da hazır bulundu.

Gruevski, yaptığı kısa konuşmada, Makedonya'daki Türk azınlığın hala çözülememiş sorunlarının olduğunu belirterek, "Türk azınlığın sorunlarının çözümü için gereken neyse yapılacaktır. Kimse merak etmesin" dedi.

Başbakan Gruevski, konuşmasının sonunda Türklerin ve tüm Müslüman vatandaşların Ramazan Bayramı'nı kutladı.
newulas isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Eğer var ise yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:54 .


Powered by V Bulletin Version 3.6.8
Designed By balkanskidom
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.