Balkanskidom - Göç edemeyeceğiniz tek adres...  

Geri git   Balkanskidom - Göç edemeyeceğiniz tek adres... > Dom altında her şey yerli yerinde > Seljak muhabbeti > Münazara ve Münakaşa
Yardım Seljak Listesi Radio and TV Forumları Okundu Kabul Et

Münazara ve Münakaşa Eh bununda kulübü oldu ya neler göreceğiz daha kimbilir...Saygı içinde sevgi pıtırcığı ile ...Kimseyi kırmadan balkanlar hakkında ne tartışmak isterseniz...

   

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 4. April 2009, 23:06   #1
Galenovic
Drugi seljak
 
Galenovic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 96
Seljak 58 Mesaj için 138 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 11 times
Seljak 4 Mesajda 4 Defa Eksilendi!
Galenovic is on a distinguished road
Sonumuz Yugoslavya Oluyor - Kosova eşittir 'Kürdistan'

Sonumuz Yugoslavya Oluyor - Kosova eşittir 'Kürdistan'

Yugoslavya’yı bilirsiniz çoğunuz. Sovyetlerin hegemonyası altına girmeden, Batı’nın uşaklığını yapmadan, topraklarındaki farklı kimliklerin tek çatı altında yaşayabildiği bağımsız bir devletti. Fakat 70’lerden itibaren Batı ülkelerinin ve IMF’nin Yugoslavya’ya ilgisi arttı. Yugoslavya borçlandırılmaya başlandı, ithalat ihracata göre fahiş oranlarda arttı, üretim gücü azaldı, ülkenin ekonomisi zayıflatıldı. Zayıflayan ekonomi farklı kimliklerin birbirine düşmesine, gelirin eşit dağıtıldığı federe devletlerin birbirlerini çekememesine neden oldu. Artık hiç kimse bir diğerini kendisinden görmüyor, paylaşımı önemsemiyordu. Ekonomiyi düzeltmek için IMF’ye bel bağlayan ülke Kosova’nın özerkliğini Batı’nın önerisiyle kaldırdı. (Kosova’nın özerkliğinin kaldırılması Yugoslavya’nın dağılma sürecinde bir mihenk taşıdır.) Kosova’nın özerkliğinin kaldırılması ekonominin düzenlenmesine yönelik Batı’nın doğrudan desteğiyle atılmış bir adımdı. Fakat aynı Batı, bunu, Kosovalı Arnavutları Yugoslav hükümetine karşı kışkırtmak için kullanmaya başladı. Yugoslavya’dan ayrılmak için terör eylemlerine başvurmayı seçen Arnavutlar bu amaçlarına ancak Şubat 2008’de ABD’nin büyük yardımlarıyla ulaşabildi. Bu arada Sırplar-Hırvatlar-Slovenler arasındaki ayrışma artarak devam ediyordu. Slovenler kendi kazançlarını federasyondaki diğer devletlerle paylaşmayı artık istemiyordu. Bunun sonucu olarak Yugoslavya’dan ayrılan ilk devlet Almanya’nın gücünü arkasına alan Slovenler oldu. Slovenleri Hırvatlar takip etti. Daha sonra da bilindiği üzere Bosna Savaşı’nda yaşanan Boşnak soykırımı ve Boşnak-Sırp-Hırvat savaşları Bosna’nın 3’e bölünmesine neden oldu. Eski Yugoslavya üzerinde bugün 7 farklı devlet bulunuyor. 8.’si de yolda… Voyvodina özerk bölgesi.

***

“Van minıts… Van minıts…” (Davos-İsviçre)
‘Son Osmanlı Padişahı Recep Tayyip Erdoğan’ (Kadıköy-Türkiye)
‘Son Halife’ (Elazığ-Türkiye)

Son zamanlarda ‘yeni Osmanlıcılık’ propagandasıdır almış başını gidiyor. Halk, ülke geleceğine umutla bakmak için tutunacak bir dal ararken önlerine hiç de soğuk bakmayacakları bir malzeme kondu; Osmanlı, ama yenisi…

ABD, Türkiye’ye Büyük Ortadoğu Projesi’nde ‘Yeni Osmanlı’ rolünü vermiş gözüküyor. Afganistan’da hüsrana uğrayan ABD, Irak’ta da hüsrana uğrayacağını fark ediyor olmalı ki bölgedeki etkisini ve gücünü doğrudan kendisi değil de, işbirliği içinde olduğu başka bir ülke aracılığıyla hissettirmeyi hedefliyor. ‘Taşeronluk’ diyebileceğimiz bu ‘görev’ için AKP hükümeti liderliğindeki Türkiye biçilmiş kaftan. Bu taşeronluk görevi, Ortadoğu halklarını uyutmak için ABD çıkarları açısından iyi bir politika. Peki ya Türkiye için de öyle mi?!

Kısaca BOP diye adlandırılan Büyük Ortadoğu Projesi’nin ne demek olduğunu bir kez daha basitçe, alıntılarla tekrarlamakta fayda var.
“Türkiye’nin Ortadoğu’da bir görevi var. Nedir o görev? Biz, Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi’nin eş başkanlarından bir tanesiyiz ve bu görevi yapıyoruz.” (R.T.Erdoğan)
“BOP, barış ve huzur için çalışıyor.” (Abdullah Gül)
“BOP ile Türkiye dahil 22 ülkenin sınırları değişecek.” (Condoleezza Rice)

***

Amerikancı ve dinci AKP hükümeti, yeni bir Osmanlı olma hayâliyle ve ABD’nin vaatleriyle daha doğru ifadeyle emirleriyle bölge halklarının daha geniş olarak ise İslâm coğrafyasının hamiliğine soyunuyor. İşte sorun da burada başlıyor. İşbirlikçi AKP hükümetinin dinci, işbirlikçi ve yayılmacı politikası kendi dünya görüşlerine ve ideolojilerine göre doğru olabilir fakat bu politika ülkemiz için çok tehlikeli ve sakıncalıdır; Türkiye için sonun başlangıcıdır. Bu politikayla ABD, AKP hükümeti aracılığı ile Yeni Osmanlı’da (şimdiki Türkiye) Yugoslavya’daki çok milletli yapı gibi çok etnik kökenli bir yapı ve bu etnik kökenlerin de siyasi olarak temsil edilebileceği yeni bir düzen oluşturmak istiyor. Türkiye’nin zaten Yeni Osmanlıcı bir politika gütmesi ülke çıkarlarına, kuruluş felsefesine ve cumhuriyet ilkelerine ters iken, oluşturulmak istenilen yeni sistem de (sosyolojik anlamda) Yeni Osmanlı değil, Yugoslavya benzeri olacaktır. Bu benzerlik sonucunda bölge halklarının Yugoslavya misalinde görüldüğü üzere birbirini katletmesi, bölgedeki ülkelerin sınırlarının değişmesi kaçınılmazdır. Bu bağlamda, Türkiye’nin Kosova’yı tanımış olması, olası bir ‘Kürdistan’ devletinin filizlenmesi durumunda başımıza büyük işler açacaktır. Kürt kökenli vatandaşlarımızın ağırlıkta olarak yaşadığı Güneydoğu bölgemizin yeni Osmanlıcı politikalar sürecinde Türkiye’nin Kosova’sı olması, yani referandumla Türkiye’den ayrılmak istemesi pek muhtemeldir. Kaldı ki bu süreç son birkaç yılda epeyce hızlandı. Mart ayında Irak’ı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Irak’ın kuzeyi için ‘Kürdistan’ deyip demediği çok tartışılmıştı. Gül her ne kadar “demedim” dediyse de Irak ziyaretinde görüştüğü Kuzey Irak bölgesel yönetiminin yetkilisi Neçirvan Barzani, Gül’ün Kürdistan deyip dememesinin bir önemi olmadığını kendisiyle görüşmesinin bile Gül’ün Kürdistan’ı tanıdığı anlamına geldiğini söylemişti.

Barzani yanlısı tutumu bilinen AKP hükümetinin amacı Kuzey Irak'taki feodal yapıda olan aşiret liderliğindeki bölgesel yönetimi destekleyerek Güneydoğu Bölgesi'ndeki Kürtlerin gücünü kırmak, kendi egemenlik alanını genişletmek. Obama'nın Türkiye'ye gelmesi de bu süreci hızlandıracaktır. PKK'nın tasviyesinin ardından Kuzey Irak'la ilişkiler ABD'nin ortaklığında güçlendirilecek. Ve Türkiye böylece Kürtlerin korumacılığını üstlenmiş olacak. ABD menşeili olan ve AKP hükümetinin eliyle devam ettirilen bu plânın uygulama aşamalarını izleyeceğiz önümüzdeki dönemlerde. Bu plân bana göre detaylarda farklılık arzetmesine rağmen özde Türkiye'nin Yugoslavya'laştırılması, Kürdistan'ın da Kosova'laştırılması plânıdır.

***

Süreç ilerliyor ve biz de bu sürecin içindeyiz, fakat aynı oranda dışındayız da. İpler elimizde değil ne yazık ki. İpler ABD’nin elinde. İçerideki ipler de ABD’nin ‘emir eri’ AKP’nin ellerinde. Yasama ve yürütme ele geçirildi, yargı sindirilmeye çalışılıyor, ordu sürekli yıpratılıyor. Yeni Osmanlı masallarını yiyen yer, biz yemiyoruz ve diyoruz ki: Bu gidiş, gidiş değildir. Bu gidişat durmazsa, durdurulmazsa, Yeni Osmanlı değil; Yugoslavya olacağız! İpleri elimize almamızın yolu evvela seçimlerdir. Seçimlerden ziyade birey olarak bilinçli olmak herkesin sorumluluğudur. Ya ümmetçi ve Amerikancı bir İslâm devleti (özde ise Yugoslavya); ya da lâik, demokratik, çağdaş, Atatürkçü cumhuriyet. Bunun artık ortası yok!



Galenovic
__________________
http://www.haberbosnak.com/
Galenovic isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 4. April 2009, 23:20   #2
tatalanya
Prvi seljak
 
tatalanya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 119
Seljak 22 Mesaj için 28 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 1 times
Seljak 2 Mesajda 3 Defa Eksilendi!
tatalanya is on a distinguished road
Cevap: Sonumuz Yugoslavya Oluyor - Kosova eşittir 'Kürdistan'

kız arkadaşıma ve arkadaşlarıma hep derim,güzel ülkem türkiyem minik yugoslavya modelciği oluyo galiba diye

allah bana o günleri göstermesin,ülkem bölünmesin
tatalanya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 5. April 2009, 01:42   #3
dahilaga
Stražar Za Seljake
 
dahilaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 399
Seljak 134 Mesaj için 349 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 3 times
Seljak 11 Mesajda 13 Defa Eksilendi!
dahilaga is on a distinguished road
Cevap: Sonumuz Yugoslavya Oluyor - Kosova eşittir 'Kürdistan'

Alıntı:
Galenovic´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sonumuz Yugoslavya Oluyor - Kosova eşittir 'Kürdistan'

Yugoslavya’yı bilirsiniz çoğunuz. Sovyetlerin hegemonyası altına girmeden, Batı’nın uşaklığını yapmadan, topraklarındaki farklı kimliklerin tek çatı altında yaşayabildiği bağımsız bir devletti. Fakat 70’lerden itibaren Batı ülkelerinin ve IMF’nin Yugoslavya’ya ilgisi arttı. Yugoslavya borçlandırılmaya başlandı, ithalat ihracata göre fahiş oranlarda arttı, üretim gücü azaldı, ülkenin ekonomisi zayıflatıldı. Zayıflayan ekonomi farklı kimliklerin birbirine düşmesine, gelirin eşit dağıtıldığı federe devletlerin birbirlerini çekememesine neden oldu. Artık hiç kimse bir diğerini kendisinden görmüyor, paylaşımı önemsemiyordu. Ekonomiyi düzeltmek için IMF’ye bel bağlayan ülke Kosova’nın özerkliğini Batı’nın önerisiyle kaldırdı. (Kosova’nın özerkliğinin kaldırılması Yugoslavya’nın dağılma sürecinde bir mihenk taşıdır.) Kosova’nın özerkliğinin kaldırılması ekonominin düzenlenmesine yönelik Batı’nın doğrudan desteğiyle atılmış bir adımdı. Fakat aynı Batı, bunu, Kosovalı Arnavutları Yugoslav hükümetine karşı kışkırtmak için kullanmaya başladı. Yugoslavya’dan ayrılmak için terör eylemlerine başvurmayı seçen Arnavutlar bu amaçlarına ancak Şubat 2008’de ABD’nin büyük yardımlarıyla ulaşabildi. Bu arada Sırplar-Hırvatlar-Slovenler arasındaki ayrışma artarak devam ediyordu. Slovenler kendi kazançlarını federasyondaki diğer devletlerle paylaşmayı artık istemiyordu. Bunun sonucu olarak Yugoslavya’dan ayrılan ilk devlet Almanya’nın gücünü arkasına alan Slovenler oldu. Slovenleri Hırvatlar takip etti. Daha sonra da bilindiği üzere Bosna Savaşı’nda yaşanan Boşnak soykırımı ve Boşnak-Sırp-Hırvat savaşları Bosna’nın 3’e bölünmesine neden oldu. Eski Yugoslavya üzerinde bugün 7 farklı devlet bulunuyor. 8.’si de yolda… Voyvodina özerk bölgesi.

***

“Van minıts… Van minıts…” (Davos-İsviçre)
‘Son Osmanlı Padişahı Recep Tayyip Erdoğan’ (Kadıköy-Türkiye)
‘Son Halife’ (Elazığ-Türkiye)

Son zamanlarda ‘yeni Osmanlıcılık’ propagandasıdır almış başını gidiyor. Halk, ülke geleceğine umutla bakmak için tutunacak bir dal ararken önlerine hiç de soğuk bakmayacakları bir malzeme kondu; Osmanlı, ama yenisi…

ABD, Türkiye’ye Büyük Ortadoğu Projesi’nde ‘Yeni Osmanlı’ rolünü vermiş gözüküyor. Afganistan’da hüsrana uğrayan ABD, Irak’ta da hüsrana uğrayacağını fark ediyor olmalı ki bölgedeki etkisini ve gücünü doğrudan kendisi değil de, işbirliği içinde olduğu başka bir ülke aracılığıyla hissettirmeyi hedefliyor. ‘Taşeronluk’ diyebileceğimiz bu ‘görev’ için AKP hükümeti liderliğindeki Türkiye biçilmiş kaftan. Bu taşeronluk görevi, Ortadoğu halklarını uyutmak için ABD çıkarları açısından iyi bir politika. Peki ya Türkiye için de öyle mi?!

Kısaca BOP diye adlandırılan Büyük Ortadoğu Projesi’nin ne demek olduğunu bir kez daha basitçe, alıntılarla tekrarlamakta fayda var.
“Türkiye’nin Ortadoğu’da bir görevi var. Nedir o görev? Biz, Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi’nin eş başkanlarından bir tanesiyiz ve bu görevi yapıyoruz.” (R.T.Erdoğan)
“BOP, barış ve huzur için çalışıyor.” (Abdullah Gül)
“BOP ile Türkiye dahil 22 ülkenin sınırları değişecek.” (Condoleezza Rice)

***

Amerikancı ve dinci AKP hükümeti, yeni bir Osmanlı olma hayâliyle ve ABD’nin vaatleriyle daha doğru ifadeyle emirleriyle bölge halklarının daha geniş olarak ise İslâm coğrafyasının hamiliğine soyunuyor. İşte sorun da burada başlıyor. İşbirlikçi AKP hükümetinin dinci, işbirlikçi ve yayılmacı politikası kendi dünya görüşlerine ve ideolojilerine göre doğru olabilir fakat bu politika ülkemiz için çok tehlikeli ve sakıncalıdır; Türkiye için sonun başlangıcıdır. Bu politikayla ABD, AKP hükümeti aracılığı ile Yeni Osmanlı’da (şimdiki Türkiye) Yugoslavya’daki çok milletli yapı gibi çok etnik kökenli bir yapı ve bu etnik kökenlerin de siyasi olarak temsil edilebileceği yeni bir düzen oluşturmak istiyor. Türkiye’nin zaten Yeni Osmanlıcı bir politika gütmesi ülke çıkarlarına, kuruluş felsefesine ve cumhuriyet ilkelerine ters iken, oluşturulmak istenilen yeni sistem de (sosyolojik anlamda) Yeni Osmanlı değil, Yugoslavya benzeri olacaktır. Bu benzerlik sonucunda bölge halklarının Yugoslavya misalinde görüldüğü üzere birbirini katletmesi, bölgedeki ülkelerin sınırlarının değişmesi kaçınılmazdır. Bu bağlamda, Türkiye’nin Kosova’yı tanımış olması, olası bir ‘Kürdistan’ devletinin filizlenmesi durumunda başımıza büyük işler açacaktır. Kürt kökenli vatandaşlarımızın ağırlıkta olarak yaşadığı Güneydoğu bölgemizin yeni Osmanlıcı politikalar sürecinde Türkiye’nin Kosova’sı olması, yani referandumla Türkiye’den ayrılmak istemesi pek muhtemeldir. Kaldı ki bu süreç son birkaç yılda epeyce hızlandı. Mart ayında Irak’ı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Irak’ın kuzeyi için ‘Kürdistan’ deyip demediği çok tartışılmıştı. Gül her ne kadar “demedim” dediyse de Irak ziyaretinde görüştüğü Kuzey Irak bölgesel yönetiminin yetkilisi Neçirvan Barzani, Gül’ün Kürdistan deyip dememesinin bir önemi olmadığını kendisiyle görüşmesinin bile Gül’ün Kürdistan’ı tanıdığı anlamına geldiğini söylemişti.

Barzani yanlısı tutumu bilinen AKP hükümetinin amacı Kuzey Irak'taki feodal yapıda olan aşiret liderliğindeki bölgesel yönetimi destekleyerek Güneydoğu Bölgesi'ndeki Kürtlerin gücünü kırmak, kendi egemenlik alanını genişletmek. Obama'nın Türkiye'ye gelmesi de bu süreci hızlandıracaktır. PKK'nın tasviyesinin ardından Kuzey Irak'la ilişkiler ABD'nin ortaklığında güçlendirilecek. Ve Türkiye böylece Kürtlerin korumacılığını üstlenmiş olacak. ABD menşeili olan ve AKP hükümetinin eliyle devam ettirilen bu plânın uygulama aşamalarını izleyeceğiz önümüzdeki dönemlerde. Bu plân bana göre detaylarda farklılık arzetmesine rağmen özde Türkiye'nin Yugoslavya'laştırılması, Kürdistan'ın da Kosova'laştırılması plânıdır.

***

Süreç ilerliyor ve biz de bu sürecin içindeyiz, fakat aynı oranda dışındayız da. İpler elimizde değil ne yazık ki. İpler ABD’nin elinde. İçerideki ipler de ABD’nin ‘emir eri’ AKP’nin ellerinde. Yasama ve yürütme ele geçirildi, yargı sindirilmeye çalışılıyor, ordu sürekli yıpratılıyor. Yeni Osmanlı masallarını yiyen yer, biz yemiyoruz ve diyoruz ki: Bu gidiş, gidiş değildir. Bu gidişat durmazsa, durdurulmazsa, Yeni Osmanlı değil; Yugoslavya olacağız! İpleri elimize almamızın yolu evvela seçimlerdir. Seçimlerden ziyade birey olarak bilinçli olmak herkesin sorumluluğudur. Ya ümmetçi ve Amerikancı bir İslâm devleti (özde ise Yugoslavya); ya da lâik, demokratik, çağdaş, Atatürkçü cumhuriyet. Bunun artık ortası yok!



Galenovic
Sn.Galenovic
Bu yazi sizin kendi fikirleriniz mi (altindaki tek imza siza ait oldugu icin oyle oldugunu tahmin ediyorum) .Yoksa baska biryerden alinti yapip mi koydunuz.

Bunu niye soruyorum...

Bu forumda cok uzun zamandir kimse kendi fikirlerini ve gozlemlerini yazmiyordu. Hemen hepimiz Balkanlar ve Turkiye ile ilgili kafa yordugumuz halde kimse kendi dusuncelerini belli bir format icinde buraya yazmiyordu.
Ve bu yuzden Balkanlar hakkinda belki de Turkiye de en cok soz soyleyebilecek insanlarin uye oldugu bu ortam nerdeyse islevsiz kalmak uzereydi.
Bu sebeble benim icin oncelikli olan yazinin iceriginden cok disi.Mazruftan once zarfa bakiyorum..
Coktandir zarf gormuyorduk.

Sizden gelecek cevaba gore (yani bu yazi copy/paste degil degil de tamamiyle alinteri ise) ben de bu mevzuya dair bir kac sey soylemek isterim.

Ama herseyden once fikir ortami olusmasi icin yazdiginiz yaziya destek mahiyetinde hvala diyorum...(tusa basmiyorum ,tesekkuru gorunur kiliyorum)

İkincisi tartismanin nereye gidecegi ongorusu ile sunu eklemek isterim Turkiye Cumhuriyeti ile Yugoslavya yi kiyas etmeye basladiginiz anda otobandan cikip toprak yola saptiniz demektir.Duzgun ve dogru zeminde degil yanlis ve bozuk zeminde gitmeye baslariz.
ikisi ayni sey degil...

Yugoslava dediginiz ulke tarihte 43 senelik yer tutmaktadir.
Bana 1345 ile 1389 arasinda var olan Avrupa,Asya veya Afrika devletlerini sayabilir misiniz...Ders kitabinda bile iki satir yer tutmaz...
Ayrica Turkiye Cumhuriyeti ile Yugoslavya nin kurulus bicimleri ve sebebleri farklidir.
Temel aldiklari zeminler de birbirinden cok farklidir.Olusturan unsurlar ise tamamen baska bir yazi konusu.

Daha sonra uzun uzun yazisiriz.

Tesekkurler..
dahilaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 5. April 2009, 11:32   #4
Galenovic
Drugi seljak
 
Galenovic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 96
Seljak 58 Mesaj için 138 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 5 times
Seljak 4 Mesajda 4 Defa Eksilendi!
Galenovic is on a distinguished road
Cevap: Sonumuz Yugoslavya Oluyor - Kosova eşittir 'Kürdistan'

Yazı bana aittir Sn. Dahilaga. Copy-paste değil alın teri

Türkiye ile Yugoslavya'yı bire bir olarak kıyaslamak dediğiniz gibi tabanı olmayan bir durumdur. Ne kuruluş amacı, ne siyasi yapısı benzerdir. Benim zaten bu noktada bir benzerlik kurma çabam yok. Türkiye'nin Yugoslavya'laştırılması demem sosyalizm yönetimine doğru gidilmesinden, ya da Yugoslavya'nın geçtiği aşamalardan aynı şekilde geçeceğinden değil, etnik bölünmeye doğru gidilmesinden...

Aidiyet ve ayniyet. Temel olarak bu iki kavram Türkiye'nin 'sosyolojik anlamda' Yugoslavya'laş(tırıl)masının tanımıdır bence.

Nedir bu kavramlar...

Aidiyet: Bir topluluktaki farklı etnik unsurların birbirine evvela manevi bağlarla bağlı olmasıdır. Toplumun her kesiminin bütüne aitlik duygusu hissetmesi birliği-bütünlüğü sağlar. Bunun tam tersi ise toplumun birbirinden ayrışması, birbirlerini farklı görmesi, bağlı olduğu topluluktan kendisini soyutlaması demektir. Mesela Yugo'da olduğu gibi. Slovenler, Hırvatlar, Sırplar, Boşnaklar... Bir noktaya gelindi ki, getirildi ki Yugo, her millet kendini düşündü. Türkiye'de de özellikle Kürtler üzerinde yaratılmak istenilen ve kısmen yaratılan psiko-sosyolojik tablo aşağı-yukarı bu şekildedir. Bu tablo Yugo'dakine önce toplumsal sonra siyasi anlamda (ya da eş-zamanlı olarak) benzetilmeye çalışılıyor.

Ayniyet: Bu kavramı açıklamak aidiyet kavramını açıklamaktan daha zor. Şöyle diyeyim; Türkiye'de Türk, Kürt, Çerkez, Laz, Boşnak, Arap vs. kendini bunlardan birine ait gören herkesin Türk kimliği çatısı altında özdeşleşmesidir. Bu demek değildir ki Boşnak biri kültürünü yaşayamaz, ya da Kürt biri dilini konuşamaz. Fakat bir noktaya geldiğimizde mesela eğitimde özdeşleşmeyi sağlamak için bütünleştirici dil olarak kullandığımız dil Türkçe'dir. Bu ayniyet duygusu, aidiyet duygusuna oranla daha fazla aşındırılmıştır ülkemizde.

Ben yazımda bu durumun daha çok siyasi boyutunu yazmaya çalıştım, bu da işin sosyolojik tarafıdır bana göre.

Saygılar.
__________________
http://www.haberbosnak.com/

Konu Galenovic tarafından (5. April 2009 Saat 11:47 ) değiştirilmiştir..
Galenovic isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 5. April 2009, 19:03   #5
tatalanya
Prvi seljak
 
tatalanya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 119
Seljak 22 Mesaj için 28 Teşekkür aldı.
Seljak 2 Mesajda 3 Defa Eksilendi!
tatalanya is on a distinguished road
Cevap: Sonumuz Yugoslavya Oluyor - Kosova eşittir 'Kürdistan'

Alıntı:
Galenovic´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yazı bana aittir Sn. Dahilaga. Copy-paste değil alın teri

Türkiye'nin Yugoslavya'laştırılması demem sosyalizm yönetimine doğru gidilmesinden, ya da Yugoslavya'nın geçtiği aşamalardan aynı şekilde geçeceğinden değil, etnik bölünmeye doğru gidilmesinden...
katılıyorum türkiyede istemesekte bir bölünme olursa yugoslavyada yaşananalarla kıyaslanacak bi bölünme olmaz,en azından etnik soykırım,dini soykırım vb şeyler olmaz,ancak olacak şey ülke içindeki etnik kimliklerin bazı güçlerler tarafından kışkırtılması,ayaklandırılması,türkiyeyi askeri olarak yenemeyecek olan güçler türkiyeyeyi içten yenmeye çalışıo,aynı bir zamanlar avrupanın sayılı güçlerinden olan jna ya sahip yugoslavyaya olan gibi,şimdi yugo eski gücünde değil,yugo eski yerinde de değil zaten
tatalanya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 6. April 2009, 02:03   #6
dahilaga
Stražar Za Seljake
 
dahilaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 399
Seljak 134 Mesaj için 349 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 4 times
Seljak 11 Mesajda 13 Defa Eksilendi!
dahilaga is on a distinguished road
Cevap: Sonumuz Yugoslavya Oluyor - Kosova eşittir 'Kürdistan'

Alıntı:
Galenovic´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yazı bana aittir Sn. Dahilaga. Copy-paste değil alın teri

Türkiye ile Yugoslavya'yı bire bir olarak kıyaslamak dediğiniz gibi tabanı olmayan bir durumdur. Ne kuruluş amacı, ne siyasi yapısı benzerdir. Benim zaten bu noktada bir benzerlik kurma çabam yok. Türkiye'nin Yugoslavya'laştırılması demem sosyalizm yönetimine doğru gidilmesinden, ya da Yugoslavya'nın geçtiği aşamalardan aynı şekilde geçeceğinden değil, etnik bölünmeye doğru gidilmesinden...

Aidiyet ve ayniyet. Temel olarak bu iki kavram Türkiye'nin 'sosyolojik anlamda' Yugoslavya'laş(tırıl)masının tanımıdır bence.

Nedir bu kavramlar...

Aidiyet: Bir topluluktaki farklı etnik unsurların birbirine evvela manevi bağlarla bağlı olmasıdır. Toplumun her kesiminin bütüne aitlik duygusu hissetmesi birliği-bütünlüğü sağlar. Bunun tam tersi ise toplumun birbirinden ayrışması, birbirlerini farklı görmesi, bağlı olduğu topluluktan kendisini soyutlaması demektir. Mesela Yugo'da olduğu gibi. Slovenler, Hırvatlar, Sırplar, Boşnaklar... Bir noktaya gelindi ki, getirildi ki Yugo, her millet kendini düşündü. Türkiye'de de özellikle Kürtler üzerinde yaratılmak istenilen ve kısmen yaratılan psiko-sosyolojik tablo aşağı-yukarı bu şekildedir. Bu tablo Yugo'dakine önce toplumsal sonra siyasi anlamda (ya da eş-zamanlı olarak) benzetilmeye çalışılıyor.

Ayniyet: Bu kavramı açıklamak aidiyet kavramını açıklamaktan daha zor. Şöyle diyeyim; Türkiye'de Türk, Kürt, Çerkez, Laz, Boşnak, Arap vs. kendini bunlardan birine ait gören herkesin Türk kimliği çatısı altında özdeşleşmesidir. Bu demek değildir ki Boşnak biri kültürünü yaşayamaz, ya da Kürt biri dilini konuşamaz. Fakat bir noktaya geldiğimizde mesela eğitimde özdeşleşmeyi sağlamak için bütünleştirici dil olarak kullandığımız dil Türkçe'dir. Bu ayniyet duygusu, aidiyet duygusuna oranla daha fazla aşındırılmıştır ülkemizde.

Ben yazımda bu durumun daha çok siyasi boyutunu yazmaya çalıştım, bu da işin sosyolojik tarafıdır bana göre.

Saygılar.
Benim butunlestirici unsur olarak dil birligine itirazim var...Yugoslavya ,Sovyetler Birligi,Cekoslavakya gibi bir takim ulkeler ayni dili ve ayni alfabeyi kullandiklari halde (lehce farklarini saymiyorum) parcalandilar...Yani bir ulkeyi dil ile birarada tutmak belki onemli ama mecburi degil.

Bana gore Yugoslavya dil ve irk ayrimindan daha cok din ayrimi yuzunden gumburtuye gitti.
Osmanli doneminde sadece muslumanlar ve gayri muslumler vardi...Hangi dili konustuklari pek dikkate alinmazdi.Ama milletler ortaya cikip imparatorluk tebasindan ayrilmis uluslara donusme basladiginda birde gorduler ki gayri muslumler kendi aralarinda ortodoks katolik vs diye ayriliyor...Ayni dili konustuklari halde Sirplar ve Hirvatlar Muslumanlara saldirmadan once birbirlerine saldirdilar..
Uskup te hala muslumanlar Vardar in bu yakasinda hristiyanlar oteki yakasinda oturur..Ama musluman toplumlar icinde Turkler ve Arnavutlar birbirlerini tek kelime anlamadiklari halde savasmazlar..(son donem asiri milliyetcileri saymiyorum,zaten hic bir zaman kayda deger bir olay da olmamistir),Boşnaklar tek kelime Turkce bilmedikleri halde Türkiye ye göç etmişlerdir.Bunun için bir çoğu Üsküp te yıllarca beklemiş Boşnakca konusup Turkce bilmeden Turkiye ye gelmislerdir.Osmanli doneminde hiç bir musluman unsur Osmanli ya isyan etmemistir...(İskender bey hadisesi istisna ve erken donem olayi olup kisa surmustur) Daha sonra Arnavutlar Osmanlkinin en guvendigi tebalardan olup saray dahil bir cok goreve vezirler sadrzamlar yollamistir...

İkinci sebeb, gene bana gore II.Dunya savasindan sonra Partizanlarin yanlis zar atmasi..Sanayisi,fabrikasi, celigi,dokumhanesi olmayan bir toplumda isci sinifina dayali bir duzen kurma yanlisi..İsci sinifi sosyalizmi kurmak icin once sanayi olmasi gerekir ki ortalikta isci olsun,sen de isci sosyalizmi kur.Oysa hic biri yoktu..
Halbuki partizanlar zari ote tarafa atsalardi (ki Muttefikler cok israr etmisti) Yugoslavya bugun cilgin turizm geliri ile,tarim geliri ile ve yeralti zenginligi ve sportif geliri ile kulaklarindan para fiskiran bir toplum olup halay cekiyor olurdu...
Ama olmayan bir sinifa dayali federal eyalet sistemi getirip bir de ustune ayni dili konusan insanlari ayirip,dini de yok sayarsan bombayi kucagina aldin demektir.

Bir diger sebeb ise kültürsüzlük ..Bu şu demek.Yugoslavya kültürü diye bir şey yok..Yugoslav müziği,Yugoslav mutfağı,Yugoslav edebiyatı diye bir şey yok..
Boşnak müziği,Sirp romanı,Hirvat bilmemnesi,Arnavut halk oyunu,Türk geleneği,Makedon kıyafeti var ama bunların Yugoslav versiyonu yok..Öyle bir geçmiş yok...Yugoslavya diye bir ülke aslında hiç olmadı..
Meşhur küre üflerken üflerken nefes kesilince 3-5 sene içinde tuzla buz oldu...

Türkiye "Yugoslavyalilasmaz"..

Arkasinda 10 asirlik bir devlet gelenegi ve burokrasi temeli var...Yugoslavya kurulurken geçmişini yok sayarken Turkiye Osmanlidan kalan borclari bile ustlenmis ,cani pahasina devlet gelenegini surdurmustur..Zarini dogru yere oynamis,cok uzun sureler bagimsizkalmis ve daha sonra devlet gelenegi sayesinde her yeni dunya duzeninde kendine bir yer bulmustur...Yugoslavyadan daha fakir ve daha kalabalik ve etnik olarak daha karisik olmasina ragmen bu koklu gelenekleri sayesinde iyi kotu bir duzen kurmus ve kör topal işleyen bir seçim geleneği ve demokrasi çabasıyla zor ama doğru yolu seçmiştir..

Yugoslavya da kaç tane siyasi parti vardı hiç merak ettiniz mi..veya kaç tane serbest seçim yapıldı..Yani birbirine zıt partiler arası yeni bir devlet başkanı seçmek için..Meclisinde kaçtane müslüman üye vardı ve bu sayı nufusa oranla neydi..Her biri ayrı eyalet olan bolgelerin etnik kimlikleri o meclise nasıl yansımıştı
Kaç fabrika vardı ve ne üretiyorlardı..Halkına paylaştırmak üzere milli gelirini yükseltmek için ne yapmıştı...Ordusu nasıldı..
1953 senesinde serbest göç kanununu niye cıkardı ve bundan önce niye göçe izin vermiyordu..

Ve daha önemlisi madem laf Kosovadan açıldı,Kosova nın kuzeyi ve guneyi ve batısı "Yugoslavya" oldugu halde ve dogusundan yani Bulgaristan dan hic bir tehdit almadıgı halde nasil oldu da Sirbistan bu bolgeyi elinde tutamadi...

Turkiye Cumhuriyeti ilk kuruldugunda her tarafinda isyanlar patladigi halde Yugoslavya ilk kuruldugunda niye hic isyan cikmadi ,ve buna ragmen bir tanesi 80 kusur yildir (bana gore 1080) idare ederken oteki ilk ruzgarda darmadagin oldu..

Turkiye nin gecen sene Kosova nin bagimsizligini ilk taninidigi gunlerde bu ise karsi olan Rusya nin eline bir koz verdigi soyleniyordu..Rusya bu kozu Turkiye nin Guney Dogusunda kullanir deniyordu...Bekledik.
Sonra anlasildiki Turkiye nin elinde de baska kozlar varmis...

İste fark budur.İfade etmek istedigim fark.
Biri tarihte 35 sene zar zor yer bulmus suni bir milletler birligi oteki 10 asirdir Balkandan,Kirim a,Ortadogu dan Akdeniz e her turlu senaryonun icinde bizzahiti bulunan ve bunu icin agir bedeller odeyen bir devlet gelenegi..Bu yuzden benzesme imkansizdir.

Bu mevzu Saray- Bosnanin ilk defa Osmanli hakimiyetine girdigi gunun ertesinde İstanbul dan gelen II.Mehmetin fermani ile baslar..

Ben Fatih Sultan Mehmet han butun dunyaya ilan ediyorum ki Bosnali fransiskenler ve dahil herkes himayem altindadir ve kendilerine dillerine dinlerine hic bir hizmetkarim tarafimdan zarar ziyan verilmeyecektir diye devam eden..

İste fark budur..Küre müre palavra...
dahilaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 6. April 2009, 10:07   #7
tatalanya
Prvi seljak
 
tatalanya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 119
Seljak 22 Mesaj için 28 Teşekkür aldı.
Seljak 2 Mesajda 3 Defa Eksilendi!
tatalanya is on a distinguished road
Cevap: Sonumuz Yugoslavya Oluyor - Kosova eşittir 'Kürdistan'

Bence dil sorunu şöyle,ülke içinde kimin ne konuştuğu önemli değil,ben Türküm ve Türkiyede Boşnakça konuşsam kimse karışamaz,beni ilgilendirir,ama durum böyle değil.Ülkede dil konusunun altına üstüne imgeler konuluyor ve dili konusmak sadece konusmak olmuyor.Ayrım noktasına doğru gidiyor.Bunu böyle yapanlar kışkırtmacı gücler,içten bölücüler
Son olarak ,tabiki de Yugoslavyanın dağılmasının temel sebebi dil vb şeyler değildi,temel sebeb dindi.

Konu dahilaga tarafından (7. April 2009 Saat 00:57 ) değiştirilmiştir.. Sebep: imla
tatalanya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10. April 2009, 11:32   #8
Galenovic
Drugi seljak
 
Galenovic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 96
Seljak 58 Mesaj için 138 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 4 times
Seljak 4 Mesajda 4 Defa Eksilendi!
Galenovic is on a distinguished road
Cevap: Sonumuz Yugoslavya Oluyor - Kosova eşittir 'Kürdistan'

Sayın dahilaga;

Yugoslavya'nın neden ve nasıl bölündüğü tartışması bana göre ayrıca tartışılması gereken başka bir tartışma konusudur. Yugoslavya'yla ilgili değerlendirmelerinizi değerli bulmakla birlikte; ben sadece Yugo içindeki milletlerin birbirine düşürülmesiyle Türkiye'deki farklı etnik kimliklerin birbirine düşürülmesini ve Yugo'nun ekonomik olarak ele geçirilmesiyle Türkiye'nin ekonomik olarak ele geçirilmesini benzetmeye çalıştım. Fakat şunu belirtmek isterim Yugo'yla Türkiye'yi karşılaştırırken Türkiye nezdinde iki dönemden bahsetmeliyiz. Kuruluş dönemi yani Atatürk dönemi ve Atatürk sonrası dönem. Sizin yazınızdan anladığım Yugo ile Atatürk dönemi Türkiye'sini kıyaslıyorsunuz. Oysa Atatürk'ten bu yana köprünün altından çok sular aktı.

Gelelim Kosova'ya. Verdiğiniz örnekten yola çıkarak, 'Kürdistan'ın da 4 tarafı çevrili. Batıda Suriye, güneyde Sünni Araplar, doğuda İran, kuzeyde Türkiye. Buna rağmen nasıl oluyor da özerklik isteyebiliyorlar? AB ve ABD yetkilileri Türkiye'ye her geldiğinde neden Diyarbakır'a da mutlaka uğramayı ihmâl etmiyorlar? ABD Irak'a neden girdi? Milletlerin bir tarihi devlet gelenekleri varsa bir de reel-politik dediğimiz bir olgu var. Bu reel-politik durum da aleyhimize gelişiyor son tahlilde.

Güneydoğu bölgemizle Rusya'dan önce başka ilgilenenler var bence. Rusya'nın bu konuda Türkiye aleyhine pek faaliyeti olamaz çünkü dediğiniz gibi bizim de elimizde başka kozlarımız var. (enerji yolları, gürcistan, azerbaycan, ileri karakolluk vs..)

Sn. dahilaga, 35 yıllık suni bir millet demişsiniz de... Peki ya Kosova 1000 yıllık bir gelenek midir ki damdan düşer gibi kuruldu. Ne bayrağı orijinal ne de marşı? Yani kurdurulan! bir devlettir Kosova. Sözde Kürdistan'a iyi de bir örnektir.
__________________
http://www.haberbosnak.com/
Galenovic isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10. April 2009, 11:56   #9
Galenovic
Drugi seljak
 
Galenovic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 96
Seljak 58 Mesaj için 138 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 2 times
Seljak 4 Mesajda 4 Defa Eksilendi!
Galenovic is on a distinguished road
Cevap: Sonumuz Yugoslavya Oluyor - Kosova eşittir 'Kürdistan'

Bana göre din denen kavram toplumsal olaylarda her zaman bir paravan, perde olarak kullanılmıştır. Yugoslavya'nın bölünmesi din sorunundan değildir. Kışkırtma, bölüştürme, birbirine düşürme, ekonomik parçalanma, sosyal refahsızlık olmadıktan sonra din sorun olmaz. Farklılıkları bir kavga-savaş unsuru olarak betimlemek egemen güçlerin ekmeğine yağ sürmek demektir.
__________________
http://www.haberbosnak.com/
Galenovic isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10. April 2009, 19:21   #10
seyif
vojvodinka
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Mesajlar: 551
Seljak 255 Mesaj için 436 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 2 times
Seljak 3 Mesajda 4 Defa Eksilendi!
seyif is on a distinguished road
Cevap: Sonumuz Yugoslavya Oluyor - Kosova eşittir 'Kürdistan'

Alıntı:
Galenovic´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Peki ya Kosova 1000 yıllık bir gelenek midir ki damdan düşer gibi kuruldu.
soruyu bir de soyle sorsaniz: neden arnavutluk kurulurken kosova arnavutlari ayri tutuldu? balkanlarda neredeyse her "ulus"a bir devlet dustu. hatta makedonya icin bir "ulus" bile olusturulmaya calisildi. sirplarin kosova'yi almaya hakki yoktu. reel-politikten bahsediyorsaniz %90'nindan fazlasi arnavut olan bir bolgede tarihi olarak bir donem sirplarin hakimiyetinde kalmis olmasi yada sirplarini kimliklerini "kurguladiklari" kosova savasi nedeniyle o bolgeye el koymalari mi reel politik? sirplarin acgozlulugu olmasa kosova abd'nin fink attigi bir yer olmazdi belki.

ayrica kosova oyle yada boyle ozerkti ve yugoslavya federal bir yapi idi. uniter turkiye'de kurtlere hic ozerklik verilmemisken(son irak savasi sonrasi kuzey iraktaki ozerkligi ornek getirmek isteyen olursa kosova bagimsiz olunca makedonya arnavutlari isyan mi etti bunu hatirlatmak isterim, ustelik kuzey iraktaki bir devlet degil ne idugu belirsiz bir ozerklik) kurtlerin bu cografyada bir devleti yokken kurtler ile kosovalilari karsilastirmak hic yerine oturmuyor.
seyif isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Eğer var ise yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:37 .


Powered by V Bulletin Version 3.6.8
Designed By balkanskidom
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.